Home > makale > Prof. Dr. Ahmet Aydın “Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın.”
Oca
12

C.Paşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi.

Hangi sütü içmek daha tehlikeli

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın, sütün, çok faydalı bir içecekken pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geldiğini söyledi.

Prof. Dr. Ahmet Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sütün raf ömrünü uzatmak için yapılan pastörizasyon ve UHT’nin bazı hastalık yapan bakterileri ortadan kaldırırken, faydalı bakterileri de yok ettiğini söyledi.

Sütün içindeki faydalı bakterilerin hastalık yapmadıkları gibi, birçok hastalığı da önlediğini, sütün kesilmesini ve ekşimesini sağladığını ifade eden Aydın, ”Süt, çok faydalı bir içecekken pastörizasoyon, UHT ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline geliyor” görüşünü dile getirdi.

Ahmet Aydın, pastörizasyonun, sütün vitamin ve mineralle zenginleşmesini engellediğini, sindirim enzimlerini tahrip ettiğini ileri sürerek, ”Tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düşman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır” diye konuştu.

Homojenizasyon sırasında uygulanan basıncın süt proteinlerinin moleküler yapısını büyük ölçüde değiştirdiğini kaydeden Aydın, molekül yapısı değişmiş proteinlerin immün sistemini aşırı uyardığını ve çocuğun ileride diyabet, astım ve multiplskleroz gibi ”otoimmün-kendi dokularını tahrip edici” hastalıklara yakalanmasına yol açtığını iddia etti.

Prof. Dr. Aydın, sütün iyi bir kalsiyum kaynağı olmadığını savunarak, ”Bizim gibi ülkelerde laktaz eksikliği çok fazladır. Bu nedenle bizim gibi ülkeler yoğurdu bilir, yoğurt ihtiyaçtan doğmuştur. Batı ülkeleri yoğurdu bilmez, çünkü onlar süt şekerine daha eğilimlidirler” dedi.

SÜT, KEMİKLERİ SAĞLAMLAŞTIRI MI?

Aydın, ”Süt, sağlam kemiklere neden olur” yargısının da kırılması gerektiğini belirterek, sütün kemikleri sağlamlaştırmadığını, tahrip ettiğini savundu.

Sütün kalsiyum miktarının yüksek olduğunu, ama iyi emilebilmesi için yeterli kalsiyum-fosfor dengesini tutturamadığını ifade eden Aydın, şöyle konuştu:

”Çünkü kalsiyumun emilebilmesi için fosforla belli bir oranı tutturması gerekiyor. Maalesef sütte bire bir gibi oran vardır ve kalsiyum, fosfor iyi emilmez. İyi emilmediği zaman da kana geçmez. En çok süt tüketen ülke ABD’dir, yılda kişi başına 130 litre süt tüketimi vardır. Ve en çok da kemik kırıkları ve kemik erimesi burada görülür. Meksikalı ve siyahlar fazla süt tüketmezler, bunlarda kemik kırıkları son derece derece azdır.”

Dereotu ve rokada, sütten daha fazla kalsiyum bulunduğunu anlatan Ahmet Aydın, ”Kalsiyum pek çok yeşil yapraklıda var. Bunlar ayrıca bir yığın vitamin sağlıyor. Hele de bunları taze taze tüketirseniz. Emilim açısından kalsiyum, fosfor oranları da çok iyi. Yeşil yapraklılar kemiklerin kuvvetlenmesi için gerekli olan potasyum, magnezyum açısından da zengin. Kemiklerin güçlü olması için yeşil yapraklıların tüketilmesine önem verilmeli” dedi.

SÜT ÜRÜNÜ TÜKETİN

Sütü süt olarak değil, süt ürünü olarak kullanmanın daha doğru olacağını dile getiren Aydın, şu önerilerde bulundu:

”Mümkünse günlük mandra sütü tüketilmelidir. Sütü alınan hayvanın meralarda otlamasına ve suni yem yememesine dikkat edilmeli. Temiz olduğuna güveniliyorsa, sokak sütçüsünden de süt alınabilir. Şehirdeki en iyi seçenek, günlük pastörize şişe sütleridir. Uzun ömürlü homojenize kutu sütlerini kesinlikle kullanmayın. Sadece ekşiyen veya kesilen süt ve yoğurtları yiyiniz. Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın. Böylece olunca kaynatmaktan dolayı kaybedilen vitamin, mineral ve enzimlerin bir kısmını geri kazanılır.”

TGDF GÖRÜŞÜ

Türk gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren 23 ayrı sektörel derneğin bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Başkanı Şemsi Kopuz da sütün, ”bileşimindeki protein, karbonhidrat, mineral ve vitaminler açısından dengeli beslenmede önemi tartışılmaz doğal bir gıda olduğunu” bildirdi.

Topuz, pastörizasyon ve UHT işleminin, ”çiğ sütte bulunan ‘patojen-hastalık yapıcı’ mikroorganizmalardan kaynaklanacak olası sağlık risklerini ortadan kaldırmak amacıyla, sütün besin değerlerini en yüksek derecede koruyacak sıcaklık ve sürede optimize edilmiş ısıl işlemleri olduğunu” anlatarak, ”UHT tekniği ile üretilen sütlere uygulanan bu ısıl işlemlerin aksine sokak sütlerine evde uygulanan geleneksel kaynatma işleminde sütün içerisindeki mikroorganizmalar tam olarak yok edilemediği gibi sütün içerisindeki besin değerleri de kayba uğramaktadır” dedi.

Homojenizasyonun, ”süt içerisinde bulunan yağ damlacıklarının sütün her tarafına homojen bir şekilde dağılmasını sağlamak ve üst yüzeyde toplanmasını engellemek” amacıyla uygulandığını kaydeden Topuz, homojenizasyon işlemi ile süt yağının homojen dağılımının sağlandığını, süt yağ globüllerinin daha küçük parçalara bölünmesiyle süt yağının sindiriminin kolaylaştırıldığını bildirdi.

AA

22 Responses to “Prof. Dr. Ahmet Aydın “Sütü süt olarak değil, mayalanmış olarak yoğurt, kefir, peynir olarak kullanın.””

  1. MUSTAFA ÇÖLLÜ
    Mart 10th, 2009 at 15:09 | #1

    sayın hocam ne güzel yazmışsınız ben pratisyen hekim olarak özellikle kutu sütünün çok zararlı olduğunu defalarca dillendirmeme rağmen diğerc hekim arkadaşlardan çok tepkiler aldım ……..
    sağlık bakanlığımızda bizlere hastalara kutu süt için diye eğitim yapmamızı ve hatta özendirme adına hastalara kutu süt dağıtım mahallemizin sütçüsünden süt almayın diye uyarılarda bulunmamızı sağlık ediyor….bu nasıl iş senelerce sağlık bakanı doktor değil işler iyi yürümüyor diyorduk.şimdi sağlık bakanımız dr hemde pediatri dru …neler oluyor hocam bunlar kimlere hizmet ediyor…… saygılar dr.mustafa çöllü

  2. TÜMER
    Mayıs 13th, 2009 at 09:45 | #2

    12,5 günü sizi tv de izledim süpersiniz 1 senedir crestor denilen kolestrol ilacı kullandım 3-4 aydan sonra yan etkileri yüzünden ne panik atak kaldı ne menapozdur enson gizli şeker çıktı şeker de açlık 85 tokluk da o civarda 3 aydır şeker ilacı kullanıyorum nekadat düşük olmalı şeker ayrıca adres alabilirmiyim tşkkürler

  3. havva salgın
    Mayıs 13th, 2009 at 12:24 | #3

    sayın hocam sizi ilk kez dün akşam tv de izledim akıcı anlatımınıza vede paylaştığınız bilgilere hayran kaldım.size önce(temiz olan)sokak sütlerini akladığınız için teşekür ederim ben yıllardır yogurdu kendim yapıyorum ama hep kuşkuluydum sokk sütü diye artık o kuşkum kalmadı sütün kaynama süresi ile bilgi verirseniz memnun olurum. saygılar

  4. Mehtap Altuğ
    Mayıs 14th, 2009 at 16:49 | #4

    Değerli hocam,

    size ve anlattıklarınıza inanıyorum. canım ağabeyimi 2 sene önce pankreas kanserinden kaybettim. biliyormusunuz, ağabeyim yıllarca kefir içti, hem de kefir hayvanını çoğaltarak gerçek özü içti. kanserden koruyan kefir nasıl oldu da ağabeyimi korumadı. merak ediyorum, beni cevaplandırır mısınız ltf. saygılar, mehtap altuğ

  5. admin
    Mayıs 14th, 2009 at 19:53 | #5

    Site yönetimi olarak ben cevap vereyim.Öncelikle başınız sağolsun bu yazıda yazılanlar ve diğer tüm ilaçlar 100 de 100 etkili olacak diye bir kaide yok.Belkide kefir daha önce gerçekleşebilecek bir kanseri daha geciktirmişte olabilir.Orasını Allah bilir.Kefirin bağışıklık sistemini güçlendirdiği bir gerçek bu sayede vucudun hastalıklarla savaşına destek veriyor.Düşman çok kuvvetli olunca sadece destekte yeterli olmayabiliyor.Bizim yapabileceğimiz tedbiri almak gerisi Allah’tan şifa dilemek.

  6. bircan ekinci
    Mayıs 15th, 2009 at 22:35 | #6

    allah sizden razı olsun saba tümerin programında izledim sizi bütün doğru bildiklerimini silip süpürdünüz beslenmeme daha dikkat edeceğim ben ms hastasıym programlarınızı takip edeceğim

  7. nalan bider
    Mayıs 16th, 2009 at 12:33 | #7

    sizi daha fazla programlarda görmek istiyoruz.1 yaşında kızım var kendim mayalıyorum yogurdunu.herkesten tepki alıyordum ama artık içim çok rahat bizi kandıran şu rengarenk çocuk yoğurtlarından kızıma yedirmiyorum ama bunları öneren doktorlar bile var neden herkes sizin kadar dürüst olamıyor?

  8. TÜMER
    Mayıs 20th, 2009 at 12:12 | #8

    hocam size ulaşacağımız mail adresi yokmu şu yamyam dr lar arasında kaldık söz meclisten dışarı bizi serseme çevirdiler imdat

  9. ALİ ATLIER
    Mayıs 21st, 2009 at 10:46 | #9

    bilindiği gibi Çin’de süt ürünlerinde melamin kullanılmıştı ve çok sayıda çocuk bu yüzden ölmüştü. peki bizim satın aldığımız süt ürünlerinde melamin kullanılıp kullanılmadığını nasıl anlayacağız ?..bir de sayın hocamın dediği gibi biz ailece kahvaltıda tereyağı ve peyniri bol miktarda tüketen bir aileyiz ayrıca yumurta da bizim vazgeçilmez besinlerimizdendir.kolestrolün bu gibi besinlerden direk olarak kaynaklandığını sanmıyorum.biraz hareket ve spor bunun üstünden gelebilir diye düşünüyorum.pankreas kanserinden ölen arkdaşın ağabeyi acaba alkol kullanıyormuydu bir de bunu öğrenmek istiyorum.saygılar

  10. Ümran
    Mayıs 24th, 2009 at 22:05 | #10

    Sayın Ahmet Aydın halkı yanlış bilinçlendiriyorsunuz. Sizi kınıyorum. Herkes kendi alanında konuşsun ve yazsın. Böyle yaparak halkı sağlıksız beslenmeye itiyorsunuz. UHT süt son derece sağlıklıdır.Siz bu konuda çok çok cahil kalmışsınız. Ben gıda mühendisiyim lütfen bildiğiniz konuda konuşun.

  11. sedat
    Haziran 8th, 2009 at 21:46 | #11

    atalarımız sütü en doğal haliyle tüketmişler. atalarımız katkı maddelerini kullanmamışlar. bizler ise kobay olduk. ya şimdi: şimdi ise heryerde, kanser hastası, heryerde binbir türlü hastalıklar. söyleyin bana, bunun vebalini kim ödeyecek.????? yıllar önce sigara öksürtüyor sadece demiştiniz. ama öldüler ve ölecegizde. neden anne sütünüde, o tekniklerinizle daha iyiye getirmiyorsunuz. neden? doktorlar muhendisler insanlık için güvenilir insanlardır. ben ne gıda mühendisiyim, ne bir doktorum. SORUYORUM EY ÜLKEMİN DOKTORLARI VE GIDA MÜHENDİSLERİ!!! NEDEN KANSER BU KADAR ÇOK!! NEDEN ÖLMEYE BAŞLADIK BİNBİR TÜRLÜ HASTALIKLARDAN? NEDEN HASTANELERİMİZ TIKLIM TIKLIM DOLU?

  12. Gülseren
    Eylül 9th, 2009 at 10:34 | #12

    Ben değerli hocamız Ahmet Aydın beyefendinin bütün söylediklerinin doğru olduğunu biliyorum çünkü benim bir otistik oğlum var hocamın internette yayınladığı otizm diyet listesine göre beslemeye başladığımdan beri müthiş derecede değişiklikler oldu allah bin kere razı olsun ve allahım değerli hocamızı korusun açık sütü alıp evde kaynatıp yoğurt ve kefir yapıyorum sonuç mükemmel herkese tavsiye ederim paket süt asla almıyoruz keşke herkes değerli hocamız gibi dürüst davranabilseler ama maddi çıkarlar söz konusu yapamazlar saygılarımla,

  13. hülya
    Nisan 18th, 2010 at 13:01 | #13

    merhaba.ben günlük şişe sütü ile yoğurt mayalıyorum mayalamadan önce kaynatıp ılıtmam doğrumu yoksa kaynatmadan mı mayalamalıyım?lütfen cevaplayın

  14. said
    Haziran 2nd, 2010 at 15:54 | #14

    HARİKA BİLGİLER.TEŞEKÜR EDERİM

  15. Haziran 24th, 2010 at 15:18 | #15

    @nalan bider
    tesadüfe bak

  16. Sibel Yılmazgüler
    Ağustos 28th, 2011 at 19:50 | #16

    Sayın hocam,
    sizi daha çok ekranlarda görmek isteriz ama biliyorum kasıtlı olarak çıkartılmıyorsunuz.
    Allah sizden razı olsun. Kitabınızı da mutlaka alacağım. Allahım sizi korusun. Saygılarımla.

  17. şükran
    Aralık 8th, 2011 at 22:09 | #17

    Gülseren :Ben değerli hocamız Ahmet Aydın beyefendinin bütün söylediklerinin doğru olduğunu biliyorum çünkü benim bir otistik oğlum var hocamın internette yayınladığı otizm diyet listesine göre beslemeye başladığımdan beri müthiş derecede değişiklikler oldu allah bin kere razı olsun ve allahım değerli hocamızı korusun açık sütü alıp evde kaynatıp yoğurt ve kefir yapıyorum sonuç mükemmel herkese tavsiye ederim paket süt asla almıyoruz keşke herkes değerli hocamız gibi dürüst davranabilseler ama maddi çıkarlar söz konusu yapamazlar saygılarımla,

    @Gülseren

  18. şükran
    Aralık 8th, 2011 at 22:13 | #18

    merhaba gülseren hanım, benimde hafif otizm belirtisi gösteren kızım var. sizin oğlunuz için neler yaptığınızı öğrenmek istiyorum. sizinle nasıl iletişime geçebilirim. mailime cevap verirseniz çok memnun olurum. teşekkürler.

  19. Ahmet Toprak
    Aralık 19th, 2011 at 19:48 | #19

    Merhaba sayin hocam sizin anlattiklarinizi dikkatli bir sekilde izliyorumben canadad dan emekli bir vatandasim14 yil once almanyada anjio oldum 2 yil oncede canadada anjio oldum aradan 45 gun gecince 3 uncu bir anjio oldum su anda iyiyim sizden ogrenmek istedigim dr.mustafa eraslan beyin anlattigi clavis panask isimli ilac gercekten damarlari acarmi biliyorum konu sizin konunuz degil ama siz bu konuyuda incelemis oldugunu dusunuyorum
    selam ve saygilar

  20. Yalkin Helvacıoğlu
    Aralık 21st, 2011 at 21:39 | #20

    @MUSTAFA ÇÖLLÜ

    hülya :
    merhaba.ben günlük şişe sütü ile yoğurt mayalıyorum mayalamadan önce kaynatıp ılıtmam doğrumu yoksa kaynatmadan mı mayalamalıyım?lütfen cevaplayın

    Sıcakken mayalandırmak doğrudur.Eski usul böyle. Ama maya olarak kullanılacak yoğurt ekşi olmalı ki mayalanma tam olsun. Malumunuz ne kadar ekşi ise bakteri üretimi ve mayalanma hızlı olur.

  21. Murat GULER
    Aralık 27th, 2011 at 21:52 | #21

    Prof. Dr. CELALETTİN KOÇAK’dan alıntıdır

    Sayın Başkan, çok değerli katılımcılar, basının değerli mensupları; bakıyorum yine biz bizeyiz, yani basının böyle önemli bir konuya ilgi göstermemesi hakikaten bizleri çok üzüyor.
    Hepiniz biliyorsunuz, Kanal D’de Pazartesi günü yayınlanan “Doktorum” diye bir program vardı. Sabahleyin televizyonu açtığımda iki tane profesör gördüm orada; Ahmet Aydın, Yavuz Dizdar. Bunlar tıp profesörü ve konu süt olunca dinlemeye başladım ve çok üzüldüm; tüketiciler adına üzüldüm, süt üreticileri adına üzüldüm, sanayimiz adına üzüldüm, bilim adına üzüldüm. Hele ki “ Pastörizasyon ve UHT işlemi sütü öldürür, bu sütleri içmeyin” denince şok oldum, doğru mu söylüyorlar, rüyada mıyım diye düşündüm; bir bilim insanından, hele bir tıp profesöründen böyle bir şeyi duyacağım hiç aklıma gelmemişti, hiç beklemiyordum. O gün hemen telefona sarıldım, uzun süre Kanal D’yi düşüremedim; yarım saat evde uğraştım, ondan sonra fakülteye gittim, fakültede uğraştım, ama düşüremedim. Demek ki Ahmet hocaya göre biz sütü katlediyoruz, bölümümüzde sütü katleden insanlar yetiştiriyoruz. Öyle bir bölüm ki, sütü katlediyor, öldürüyor. Sütün öldüğünü de Ahmet hocadan öğrenmiş oldum. İçerisindeki mikroorganizmalar, enzimler gidince süt ölüyormuş. Yani, Ahmet hocaya göre hepimiz katiliz. Hakikaten çok üzüldüm.
    Programda ilginç şeyler söylendi. Sordular; “Süt içmeyecek miyiz, anne sütü içmeyecek miyiz?” diye. Ahmet hoca “İçeceksiniz, anne sütü en iyi süttür, tabii anne sütünü içebilirsiniz. Ancak UHT, pastörize süt içmeyeceksiniz, çünkü bunlar ölmüştür.” Dedi. İlginç notlar aldım konuşmasından. Diyordu ki, “Süt ölü hale sokuluyor ve dolayısıyla bu süt içilmez. Pastörize ve UHT işlemi sütü öldürüyor.”
    Biz teknologlar olarak sütü insanlar için yararlı hale getirmeye çalışıyoruz. Hepiniz biliyorsunuz, süt, canlı organizmanın gerek duyduğu bütün besin öğelerini yeterli ve dengeli olarak bulunduran tek gıda. Memelilerin yavruları belirli bir dönem sadece sütle besleniyor, buda zaten sütün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle sütün besin değerini tartışmamıza bile gerek yok.
    Biz sütü işlerken 3 şeye dikkat ediyoruz, patojenler, doğal nitelik ve raf ömrü. Birincisi ve en önemli olanı sütteki patojenler. Hoca, ‘’Sokak sütü için” diyor, yani bu nasıl bir tıpçı ki, hiç patojenleri dikkate almıyor? Acaba kendileri ameliyata girerken ellerini mi yıkamıyorlar, öyle mi giriyorlar, sterilize etmeden mi aletleri kullanıyorlar? Sütün içindeki patojenlerin muhakkak yok edilmesi gerekir. Süte ısıl işlem uygulanmasının esas amacı da budur. Keşke sütleri, içinde hiçbir şey olmasa da memeden çıktığı gibi içsek, ama böyle değil, içinde patojenler var. Evet, herkes biliyor, yararlı mikroorganizmalar da var, zararlılar da var, ama patojenler esas önemli olanı. Bizim birincisi amacımız patojenleri öldürmek yok etmek, ama bunu yaparken sütün doğal niteliklerine zarar vermemeye de çok dikkat ediyoruz. Yeni teknolojiler gelişmiş; UHT gelişmiş, pastörize gelişmiş ve bunlar mümkün olduğu kadar sütün doğal niteliklerine zarar vermiyor. Sütün genel bileşimindeki protein, karbonhidrat, yağ temel bileşenlerdir, süt enzim kaynağı değil.
    Bir de şunu öğrendim orada, ilginç: Demek ki sindirim sistemimizde enzim yok, aldığımız gıdaların enzimiyle vücudumuz gıdaları sindiriyor. Ayrıca Ahmet hocanın belirttiği, yararlı mikroorganizmalar dediği, probiyotikler konusu var. Çiğ sütün içerisindeki mikroorganizmaların hangileri probiyotik, hangileri değil, bunu da ayırmak gerekir. Probiyotikler Değişik, yoğurt ve kefir gibi fermente ürünler içinde veriliyor zaten. Midenin Ph’sı kaç, oraya giden enzimler ne oluyor, bakteriler ne oluyor, kendisinin bilmesi lazım.
    Söylenecek çok şey var, zamanı gelince söyleyeceğim, ama hakikaten şok oldum. Bunu bir noktada hem tüketicilerimiz açısından, hem sanayimiz açısından, hem de süt üreticileri açısından halletmemiz gerekiyor. Yani doğruları insanlarımıza anlatmamız gerekiyor. Biz insanlara süt içirmek için uğraşıyoruz, bunlar da engellemeye çalışıyor. Türkiye’de kişi başına yaklaşık olarak 25 kilo civarında içme sütü düşüyor; Avrupa’da 6 katına, 5 katına çıkan yerler var. Demek ki oradaki insanlar yandı. Biz onlara göre çok şanslıyız. Çünkü, Ahmet hoca, Yavuz hoca gibi hocalarımız var. Değil mi?
    Teşekkürler.

Add reply

*