Türkiye’de, yeni yeni popüler olan kefir artık doğal güzellikte de kullanılmakta. Bir bakteri kültürü olan kefir, özelikle içerdiği etkin maddeleriyle cilde de faydalı olmaktadır.
Archive
Archive for Şubat, 2008
Probiyotik gıdalar; kişinin sağlığı üzerine pozitif etki yapan yararlı, canlı mikroorganizmal içeren gıdalardır. Bu gıdalar içlerinde yeteri kadar canlı bakteri bulundururlar ve tüketilinceye kadar da bu yararlı mikroplar canlılığını devam ettirir. Probiyotikler bağırsak florasında dengeyi geliştirerek sağlığı olumlu yönde etkiler. Aslında probiyotik gıdalar eski çağlardan beri kullanılmaktadır.
YÜZYILLARDAN BERİ VAR
Tevrat’a göre Hazreti İbrahim’in uzun ömrü ekşi süt içmesine bağlı. Eski Romalılar da bağırsak hastalıklarında mayalanmış süt tüketiyormuş. Türkler ise yüzyıllardır yoğurt, kımız ve kefiri hem sağlıklı beslenmek hem de bağırsak hastalıklarına karşı kullanmaktadır. Probiyotik ürünler şu yiyeceklerin içinde bulunuyor:
* Yoğurt
* Fermente süt
* Peynir
* Ayran, kefir, kımız
* Tereyağ
* Meyve suyuna ilave edilenler
* Dondurma
NASIL KULLANILMALI?
Farklı probiyotik ürünler farklı hastalıklarda etkilidir. Bu nedenle bazı ürünlerde birden fazla probiyotik bakteri bulunmaktadır. Bu gibi probiyotik gıdaların etkili olması için düzenli kullanılması gerekir.
Günümüzde kullanılan probiyotikler “lactobacilli” ailesindendir. Laktik asit üreten bu bakteriler konusunda uzun yıllara dayanan bilgi birikimi vardır. Buna ait bir yan etki bildirilmemiştir. Bu ürünler dünyada tehlikesiz ve güvenli olarak kabul edilir. Hatta, bazı ülkelerde probiyotikler çocuk mamalarına da ekleniyor.
Probiyotik kullanan çocuklarda karın ağrısı ve huzursuzluğun daha az görüldüğü izlenmiştir. Yani, probiyotik içeren besin ürünleri çocuklar için de güvenlidir.
Probiyotik ürünleri herkes kullanabilir ancak, bağırsak florası bozulan yaşlılar, menopoz dönemindeki kadınlar, aşırı fiziksel veya psikolojik stres yaşayanlar özellikle kullanmalıdır. İshal durumlarında, antibiyotik ve mide ilacı kullananlara da probiyotik ürünler tavsiye edilmektedir.
Dr Banu Özmen
Besleyici, koruyucu, tedavileri destekleyici ve iyileştirici özellikleri nedeniyle her yaş grubunun istediği kadar tüketebileceği kefirin, sıcak yemeğe ilave edilerek yenmemesi gerektiği bildirildi. Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Mustafa Tayar, Kafkas Türkleri tarafından keşfedilen, laktik asit bakterileri, kefirin, asetik asit bakterileri ve torula mayalarını içeren kefir tanelerinin sütü fermantasyonuyla elde edilen, içilebilir kıvamda, sağlık açısından oldukça faydalı bir süt ürünü olduğunu söyledi. Kefirin ekşi ve ferahlatıcı tadıyla ayrana, içerdiği bakterilerin bağırsak sisteminde tutunma özelliği olan probiyotik yapılarıyla da yoğurda benzediğini anlatan Prof. Dr. Tayar, kefir hakkında şu bilgileri verdi: “Kaliteli ve sağlıklı yaşama katkısı, kefirin bileşimindeki probiyotik bakteri ve mayalardan kaynaklanır. Toksik maddelerden vücudu temizleyen antioksidan ve antikanserojenik özellikler, kefirin tedavileri destekleyici ve koruyucu rolünü güçlendirmektedir.”
Kefirin günün her saatinde tüketilebileceğini belirten uzmanlar, “Ancak kefir sıcak yemeğe ilave edilmemeli. Çünkü yüksek sıcaklık, faydasını azaltır” diyor.
Pek çok hastalığa iyi geldiği söylenen kefirin faydaları saymakla bitmiyor. Son olarak kefirin alkol nedeniyle oluşan baş ağrısına iyi geldiği bildirildi. Alkolden sonra içilecek bir bardak kefirin ertesi sabah oluşması muhtemel baş ağrısının birebir ilacı. Kefir ayrıca hazmı kolaylaştırıcı özelliği sayesinde de yemeği fazla kaçıranların imdadına yetişiyor. Kefirin içinde başta B vitamini olmak üzere sağlığa faydalı çok sayıda vitamin bulunuyor
Anne adayları kefir içebilir mi? Kefirin zararları var mı? Herkes kefir içebilir mi?
Kefirin bilimsel olarak açıklanmış bir zararı bulunmuyor. Gebelikte kullanımı için çoğunlukla olumlu görüşler hakim (dünya sağlık örgütü 2001 raporu dahil). Ancak düşük de olsa ( % 1) alkol içeriyor. Sonuç olarak gebelikte yapılmış bilimsel çalışma bulunmadığı için özellikle tavsiye edilmeyebilir
SAĞLIK İÇECEĞİ…
KEFİR, içeriğindeki vitamin, mineral ve probiyotik (dost) bakteriler nedeniyle, “uzun ve sağlıklı yaşama sırrı” olarak biliniyor. Bir “sağlık içeceği” olarak tedavileri destekleyici rolü gereği klinik deneylerde kullanılan kefirin tüm yapısı, Türkiye’de ilk defa Altınkılıç firması ile ortak çalışılarak TÜBİTAK-MAM tarafından klinik deneylere veri teşkil etmesi için mikrobiyolojik deneylerle incelendi.
Yüzde 100 doğal, sağlıklı yaşam içeceği kefir, Ramazan boyunca da sağlığınızı korumaya devam ediyor. Kefir, midenizde şişkinlik ve hazımsızlık yaşamadan; özellikle gastrit, reflü, ülser ve kolit gibi rahatsızlıklarda iyileştirici etkiye sahip. Sürekli diyet yapanların, yoğun stres içinde hızlı tempoda çalışanların, ağır çalışma koşulları altında çok enerji tüketenlerin, sahur ve iftar sofrasındaki vazgeçilmez dostu kefir adeta sağlık sigortası. Açlığın getirdiği sinirlik halini yaşamadan, tokluk hissederek, sakin, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için bir süt içeceği olan kefir, sahur ve iftar sofralarında eksik edilmemeli. Bağırsak florasını düzenleyerek, bağışıklık sistemini güçlendiren kefir, hastalıklara karşı vücudu daha dirençli hale getirirken varolan rahatsızlıklar için de vücuda destek oluyor. B12, B1 ve K vitaminleri bakımından zengin olan kefir aynı zamanda bir süt içeceği olması nedeniyle tam bir beslenme sağlıyor. İçindeki vitamin, mineral ve proteinler ile suni içeceklere karşı yüzde 100 doğal bir alternatif olan kefir Ramazan boyunca sahurda tüketildiğinde gün boyunca hem tok tutuyor hem de daha sakin bir gün geçirmenizi sağlıyor. İftarda tüketildiğinde ise şişkinlik ve hazımsızlık gibi rahatsızlıkları gözle görülür derecede azaltıyor.
Kefirin bir enerji içeceği olarak düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Haydar Yılmaz, 40 günlük bebeklerin bile kefir içebileceğini belirtti: “Bu içecek Kafkasya’da insanların çok uzun yaşamasının ve kanser gibi hastalıklarının görülmemesinin nedeni olarak gösteriliyor. Ana rahminde bazı bakteriler vardır. Normal doğum dışında doğumlarda bu bakteriler alınmadığı için vücut bağışıklığı azalıyor. Bu yüzden doktorlar sezaryenle doğmuş bebekler için Kefir öneriyor dedi .