Archive

Archive for the ‘ipuçları’ Category

Mar
05
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Kefir, son yılların revaçta olan içeceği…
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde kefir hakkında yüksek lisans tezi yapmış olan Yrd. Doç. Dr. Cem Karagözlü’ye çevresi bir isim bulmuş: Bay Kefir…
Cem Karagözlü’yü dinleyelim:
Karagözlü “Kefir, Kafkaslara has bir süt ürünüdür. Türkler tarafından Anadolu’ya getirilmiş” diye başlıyor ve geleneksel olarak evlerde yapılan bir içecek olduğunu vurguladıktan sonra devam ediyor:. “Buradan bir yanlış anlamayı düzeltmek isterim. Kefir bir ilaç değil, tamamen doğal bir içecektir. Kefir, taneleriyle sütün mayalanmasıyla içecek oluşur. Sağlık açısından pekçok faydaları olduğu kanıtlanmıştır. Beslenme değeri çok yüksek bir besin maddesidir. Hazmı kolaydır, iştah açıcıdır, antibakteriyeldir. Ayrıca kefirin sinirsel rahatsızlıklara, uykusuzluğa, yüksek tansiyona, bronşite iyi geldiği bilinen faydaları arasındadır.”
***
Cem Karagözlü bir konuda halkımızı uyarmak istiyor. “Kullanacağınız kefir tanelerini aktarlardan almayın. Sağlıklı olmayabilir. Çünkü kefirin mayalandığı ortam çok önemlidir. Evinde kefir tanesi kullanarak bu içeceği yapmak isteyenler için Ziraat Fakültesinde satış yapıldığını hatırlatmak isterim. Buradan alacağınız kefir taneleriyle güvenle kendi kefirinizi evinizde yapabilirsiniz.”

Evlerde kefir nasıl yapılır?
* Çiğ sütü kaynatın.
* Kaynamış sütün 20-25 derece civarında soğutulmasını sağlayın.
* Kefir tanelerini 20-25 derecedeki süte ilave edin.
* 20-25 dereceki sütün pıhtılaşmasını bekleyin. Bu süreç yaklaşık 18-24 saattir.
* Pıhtıyı bir süre buzdolabında bekletin. Bu bekleme süresi 8 ile 12 saat arası.
* Kefir tanelerini temiz bir tel süzgeçle süzün ve afiyetli için…

Mar
05
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

İSTANBUL Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aydın ‘Son yıllarda yapılan çalışmalar otizmin yüzde 10 oranında genetik/metabolik hastalıklara, yüzde 90 oranında ise kronik ağır metal zehirlenmesine bağlı olduğunu gösteriyor’ diyerek şunları söylüyor: ‘Dünya’da otizm diyetleri giderek artan bir sıklıkta kullanılıyor. Detoks (ağır metal boşaltma), hiperbarik oksijen ve davranış tedavileri ile kombine edildiğinde beslenme bozuklukları ve otizme dair semptomların giderilmesi mümkün. Hamilelik öncesi anne adayları civa ve diğer ağır metaller içeren balık ve deniz ürünlerini yememeli. Unlu ve şekerli gıdalardan kaçınılmalı. Hiçbir şekilde tatlandırıcı içeren ürün tüketmemeli. Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi faydalı mikroplardan zengin gıdalarla beslenmeli. Karında çatlaklar oluşmasın diye kullanılan sıkılaştırıcı kremler ve kalıcı rujlar civa kaynağı, bunlar kullanılmamalı.’

Şub
22
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Türkiye’de, yeni yeni popüler olan kefir artık doğal güzellikte de kullanılmakta. Bir bakteri kültürü olan kefir, özelikle içerdiği etkin maddeleriyle cilde de faydalı olmaktadır.

Şub
08
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Besleyici, koruyucu, tedavileri destekleyici ve iyileştirici özellikleri nedeniyle her yaş grubunun istediği kadar tüketebileceği kefirin, sıcak yemeğe ilave edilerek yenmemesi gerektiği bildirildi. Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Mustafa Tayar, Kafkas Türkleri tarafından keşfedilen, laktik asit bakterileri, kefirin, asetik asit bakterileri ve torula mayalarını içeren kefir tanelerinin sütü fermantasyonuyla elde edilen, içilebilir kıvamda, sağlık açısından oldukça faydalı bir süt ürünü olduğunu söyledi. Kefirin ekşi ve ferahlatıcı tadıyla ayrana, içerdiği bakterilerin bağırsak sisteminde tutunma özelliği olan probiyotik yapılarıyla da yoğurda benzediğini anlatan Prof. Dr. Tayar, kefir hakkında şu bilgileri verdi: “Kaliteli ve sağlıklı yaşama katkısı, kefirin bileşimindeki probiyotik bakteri ve mayalardan kaynaklanır. Toksik maddelerden vücudu temizleyen antioksidan ve antikanserojenik özellikler, kefirin tedavileri destekleyici ve koruyucu rolünü güçlendirmektedir.”

Şub
08
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Pek çok hastalığa iyi geldiği söylenen kefirin faydaları saymakla bitmiyor. Son olarak kefirin alkol nedeniyle oluşan baş ağrısına iyi geldiği bildirildi. Alkolden sonra içilecek bir bardak kefirin ertesi sabah oluşması muhtemel baş ağrısının birebir ilacı. Kefir ayrıca hazmı kolaylaştırıcı özelliği sayesinde de yemeği fazla kaçıranların imdadına yetişiyor. Kefirin içinde başta B vitamini olmak üzere sağlığa faydalı çok sayıda vitamin bulunuyor

Oca
30
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Bütün yıl boyunca hastalıktan başını kaldıramayan çocuğunuzu sömestr tatilinde güçlendirmeniz mümkün. Dr. Evrim Kıray’ın basit ama etkili önerileri var: Uyusun, bol su içsin, probiyotikli yoğurt yesin, kendine kefirle ve ekinezya ile kür uygulasın..

Klinilk Çocuk ve Genç Sağlığı Merkezi Uzmanı Dr. Evrim Kıray, sömestrde çocuklara nasıl bir check-up uygulanması gerektiğiyle ilgili sorulamızı yanıtladı:

* Okul dönemi en fazla hangi yaş dönemindeki çocuklar için risk oluşturuyor?
Okula yeni başlayan çocukların büyük bir kısmı ilk kez sosyalleşiyor. Bu nedenle hastalıklarla da yoğun şekilde ilk kez bir araya geliyorlar. 6-7 yaş grubu çocuklarda, üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha çok rastlıyoruz.

ONU KORUYUN

* Bulaşıcı hastalıklardan çocukları korumak, ileriki yaşları için zararlı olabilir mi?
Tabii ki zararlı değil. Bulaşıcı hastalıkların yan etkileri vardır. Bu nedenle zaten çocukları bu hastalıklardan korumak zorundayız. Bunu ailelere altını çizerek söylüyoruz; çocukları aşısı olan hastalıkların hepsinden aşı yaptırarak korumak gerekli.

* Okul döneminde çocukların çok sık hastalanması durumunda aileler neler yapmalıdır?
Çocuklar özellikle okul döneminde ilk yıllarda senede 7-8 kez basit üst solunum yolu enfeksiyonları geçirebilirler. Bunların çoğu virüslerle, bir kısmı da bakterilerle olur. Bakteriler arasında en sık gördüğümüz; antibiyotik kullanılması gerekenler yani beta streptekok’lardır. Diğer durumlarda virüs enfeksiyonları yalnızca takip edilir ve gerekirse ateş düşürücü verilebilir. Ancak çocuğun boğazında iltihap oluştuysa, boğaz kültürü ile bakteri üreyip üremediğine bakılmalıdır. Bakteri ürüyorsa, uygun antibiyotik tedavisi gerekir. Tedavi doğru şekilde yapılmazsa, çocuk ya iyileşmez ya da sık sık hastalanır. Bakteriyel enfeksiyon sık tekrarlıyorsa, bu durumun arkasında sinüzit gibi başka hastalıklar aranmalıdır.

FIRSATI DEĞERLENDİRİN

* Çocukların bağışıklık sistemini nasıl kuvvetlendirebiliriz?
Bağışıklık sistemi yeni doğan döneminden itibaren gelişir, sonradan güçlendirilmez. Bir bozukluk varsa, bu zaten bir hastalıktır. Biz çocukların yalnızca bol sebze, meyve ve C vitamini almasını öneriyoruz. Hastalık dönemlerinde çinko alınması önerilebilir. Çinkonun bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkisi var. Doğru beslenen çocuk, yeterince çinko alır. Çinko takviyesinin hastalık dönemlerinin ardından yapılması daha doğru olur. Çocuğunuzun hastalığa karşı direnci düşük ise, yarıyıl tatili onun bünyesini kuvvetlendirmek için fırsattır. Çocuk okulda yoğun ders ve aktiviteler yüzünden yorgun düşmüş olabilir.

EL YIKAMAYI ÖĞRETİN

Bu dönemde de çocuğun uyku düzenine ve sağlıklı ve düzenli beslenmesine dikkat etmek gerekir. Ek olarak C vitamini desteği, balık yağı, bol su, bitkisel çaylar, prebiyotik içeren yoğurt, kefir gibi besinler ve ekinezya özleri ile takviye yapmak çocuğunuzun bünyesini kuvvetlendirmeye yardımcı olacaktır. Çocuğun kendisini korumasını sağlamak için, aileler onun temizlik pratiğini kazanmasını da sağlayabilirler. Örneğin el yıkama alışkanlığı, pek çok hastalığa karşı koruyucudur.

* Aileler çocuklarındaki gelişme geriliğinin hastalık olup olmadığını nasıl anlayabilirler?
Çok belirgin olmadığı sürece bunu algılayabilmeleri zordur. Rutin olarak yaptıracakları muayenelerle belirleyebilirler. Çocukların okula başlamadan önce 6 ayda bir, okul döneminde ise yılda bir kez genel tıbbi muayeneden geçmesi gereklidir. Çocuğun gelişiminde duraklama varsa, onu takip eden hekim mutlaka gerekli şeyleri yapacaktır. Çocuklar hastalanmadan da doktora götürülmelidir.

Oca
21
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Yaşımız ne kadar genç olursa olsun, yarın güzel, enerjik ve neşeli olmak istiyorsak, bu gece uykumuzu almamız gerektiğini biliriz. Peki ya uyuyamazsak? Uykunun garantisi düzendir. Yani mümkün olduğunca aynı saatlerde yatıp, aynı saatlerde kalkmak gerekiyor. Uyku sorunlarınız varsa, doktorunuza danışıp geceleri melatonin alabilirsiniz. Hiçbir yan etkisi olmayan bu ilaç, günümüzdeki en temel anti- aging tedavilerinden birisidir. Bu hormonun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini etkin bir şekilde yükseltir. Gündüz spor yaparsanız, gece daha kolay gevşersiniz. Meditasyon ve nefes teknikleri uykuyu düzenlemekte çok yardımcıdır. Uykuya dalmakta güçlük çekiyorsanız, size bir bardak ılık yağsız süt, kızılcık suyu veya kefir içmenizi, yoğurt yahut muz yemenizi öneririm. Rüya görmüyorsanız, yatmadan önce B6 vitamini ile kalsiyum ve melatonin almanız yararlıdır. Muz ve kızılcık suyunda melatonin bulunur. Hatta melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır. Sağlık ile güzelliği ya da anti-aging’i birbirinden ayırmak mümkün değil. Açıkçası hiçbir estetik müdahale güzelliğinize uyku kadar yararlı olamaz veya uykusuzluğun sonuçlarıyla baş edemez. Bunu her yerde söylüyorum, uykunuz, tüm kozmetiklerden ve ilaçlardan daha değerlidir, ona sahip çıkın!

Oca
21
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Sıvı takviyesi nelerden alınmalı?
Vücudumuzdaki sıvı kaybı; ter, solunum, dışkı ve idrar ile olur. Yani sıcak havada nefes alıp vermek bile sıvı kaybına sebeptir; terlediğinizi görmeniz şart değil! Kadınların günde ortalama 2 litre, erkeklerin ise 2.5 litre suya ihtiyacı vardır. Ancak egzersiz yapıldığında her yarım saat için 1-2 bardak daha eklenmeli. Yani ‘maksimum su ihtiyacı 3 litredir’ denilebilir. Susamayı beklemeden su tüketin, mutlaka düzenli için. Ama su tüketmek zor geliyorsa suyun içine bir-iki damla meyve suyu veya taze meyve parçaları, nane ve limon ekleyerek için. Ayrıca soğuk bitki çayları, şekersiz olarak meyvenin kendiyle pişmiş kompostolar, limonata, ayran, kefir ve soda doğru seçimlerdir.

Oca
21
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

ŞEKER YERİNE KURU ERİK
* 200 gram ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gram kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur.
* Eğer öğünler arasında acıkırsanız, kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engelleyen bir besindir. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
* Bir demet maydanozu blendırdan geçirip sebze suyuyla karıştırın. Bu karışımın içine birkaç damla acı biber sosu ekleyin ve karışımı için. Bu içecek yağ yakımını kolaylaştırır ve zayıflamanıza yardımcı olur.

Oca
21
Lütfen bu yazıyı paylaşarak daha çok kişiye ulaştırın.

Kafkasların sağlıklı içeceği kefirin özellikle bebeklerde alerjiye iyi geldiği ortaya çıktı. Uzmanlar, kefirin içinde bulunan süt asidi ve alkolün bebeklerde bağışıklık sistemini alerjilere karşı güçlendirdiğini ortaya çıkardı. Yapılan araştırmalarda özellikle bebeklerde alyuvarlar içinde yer alan ve alerjik tepkilere neden olan ovalbumin proteininin üçte bir oranında azaldığı tespit edildi. Uzmanlar, Kafkaslar ve Doğu Avrupa’da yaygın kullanılan kefirin, bu bölgedeki çocukların sağlıklı olmasında da etkili olduğunu belirtiyor.