Archive

Archive for the ‘kefirin yararları’ Category

Eyl
11

Süt ürünleri dediğimizde geniş bir besin grubundan bahsederiz. Bunlar manda, koyun, inek ve keçi gibi hayvanlardan elde edilen süt ve sütten elde edilen yoğurt, peynir, ayran, kefir ve dondurmadır. Süt ürünleri protein, kalsiyum, fosfor, A vitamini ve özellikle B2 vitamini olmak üzere bazı B vitaminlerinin de iyi kaynaklarıdır. Düzenli süt ürünleri tüketiminin çocuklarda şişmanlıktan korunma açısından da önemli olduğu bildirilmektedir. Süt ürünleri yendikten sonra kalsiyum hücrelere gider ve orada miktarı artınca yağ asitlerini sentezleyen mekanizmaları baskılar. Araştırmalar, süt ürünlerinden alınan kalsiyumun, kalsitrofik hormonları baskılayarak yağ depolarını azaltıp zayıflamaya yardımcı olduğunu belirtmektedir. Süt ürünlerinin çocuğunuza fayda sağlaması için porsiyon kontrollü ve çeşitli süt ürünlerini gün içinde tüketmenin önemli olduğunu hatırlatmalıyım. Bu hafta sizlerle bilimsel bulgular eşliğinde çocuğunuzun süt ürünlerinin ne kadar ve ne zaman tüketmesi gerektiğini paylaşıyorum:
GÜNDE İKİ SU BARDAĞI SÜT: Çocuklarda büyümenin desteklenmesi, kemiklerin güçlenmesi, yeterli protein ihtiyacının bir kısmının karşılanması ve demir eksikliği anemisinin önlenmesi için günde 500 ml., yani iki su bardağı kadar içilmesi yeterlidir.
ARA ÖĞÜNDE BİR PORSİYON DONDURMA: Dondurmanın içeriğinde; protein ve karbonhidratın yanı sıra A, D ve E vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum gibi mineraller bulunur. Dondurmanın kalori değeri, un ve şekerden yapılan hamurlu tatlılara oranla daha düşüktür. Ayrıca enerji içeriği ve enerji yoğunluğu; bisküvi, çikolata vb. atıştırmalıklara kıyasla genellikle daha düşüktür.
BİR KASE YOĞURT: Çocuğunuza her gün düzenli olarak ana öğünlerinden birinde bir kase yoğurt yedirin. Yoğurdun sindirimi kolaydır, laktik asit ile fermentasyonu sayesinde laktozu daha az olup gaz şikayeti yaratmaz, bağırsaklarda bağışıklık sistemini artırır ve mayalanmaya bağlı olarak daha fazla vitamin- mineral içerir.
BESLENME ÇANTASINA AYRAN VEYA KEFİR: Bazı okullarda öğle yemeği verilmemekte ve çocuklar sağlıklı beslenme çantası hazırlamak durumunda kalmaktadır. Dengeli beslenme içinde hazırlanacak ana yemek yanında süt ürünleri günlük porsiyon haklarından birini de ayran ya da kefir olarak değerlendirmek oldukça sağlıklıdır.

GÜNÜN BİLİMSEL NOTU
Süt ürünleri ve fermente birçok yiyeceklerle ilgili yaygın hatalı algıların olduğunu söyleyebilirim. Özellikle süt ürünleri ve bazı mayalanmış yiyeceklerin bağırsaklarda maya yani mantara neden olduğu, kilo almada etkisinin bulunduğu, baş ağrısını tetiklediği gibi yanlış inanışlar bulunmaktadır. Diğer bir yanlış algının da dondurmanın boğaz enfeksiyonuna yol açtığı düşünülerek kışın tüketilmemesi olduğunu biliyorum. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; mayalanmış besinlerin fermentasyona uğrayarak farklı forma dönüşmesi mantar yapmaz. Ve hiçbir kilo probleminin nedeni asla mayalı yiyecekler olamaz. Fermente ürünler baş ağrısı yapmaz, yorgunluk açısından da etkisizdir.

MİDE KANSERİNDEN KORUR
Çeşitli sebzelerden elde edilen turşu, yoğurt veya kefir, soya ürünlerinden elde edilen tofu, tahıllardan yapılan boza, tarhana ve kurut; fermente yiyeceklere en güzel örneklerdir. Bilimsel araştırmalar; laktik asit bakterileri tarafından fermente olan süt ürünlerinin tansiyonu düzenlediği, kolon kanseri riskini azalttığı, fermente edilmiş kırmızı pancar gibi sebzelerin tümör hücrelerinin oluşumunu önlediği, lahana turşusunun mide kanseri riskini azalttığı yönünde bilgiler yayınlamıştır.

, , , ,

Eyl
03

Böbrek taşı, sık görülen bir sağlık sorunu. Toplumun yaklaşık yüzde 10-15’inde bulunuyor. Taşların nasıl oluştuğu ise hâlâ net olarak bilinmiyor. Bununla birlikte bilinen bazı noktalar da yok değil. Mesela ürik asit yüksekliği olanlarda ürik asit taşına sık rastlanıyor. Çok fazla unlu, şekerli beslenenlerde özellikle çocukluk döneminde çok fazla antibiyotik kullananlarda, yüksek dozda C vitamini desteği alanlarda, aşırı miktarda protein tüketenlerde, kola ve gazlı içecekleri (çocuklara dikkat!) fazla içenlerde böbrek taşlarına daha sık rastlandığı belirtiliyor.
Taşı önlemek için bilinen en etkili önlem bol ve sık su içmektir. Burada en etkili kararı idrar rengi verdirmelidir. Eğer idrarınız su gibi beyaz renkli ise bu yeteri kadar su içiyorsunuz anlamına gelir.
Ürik asit yüksekliği varsa tedavi edilmeli ve uygun bir diyet yapılmalıdır. Diyetle alınan kalsiyumun ya da ağızdan alınan kalsiyum desteklerinin böbrek taşı yaptığı doğru değil. Hatta diyetle alınan kalsiyum arttıkça (kalsiyumdan zengin su, yoğurt, yeşil yapraklı sebzeler) tersine taş olasılığını azaltıyor. Probiyotiklerden zengin beslenmenin (kefir, yoğurt) de taş oluşumunu engelleyebileceği belirtiliyor.

, ,

Ağu
30

Probiyotik maddeler nelerdir?
Sindirim sisteminde yaşayan mikroorganizmalar,sağlıklı bir sindirim sisteminin olmazsa olmazlarıdır ve bağışıklık fonksiyonları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Probiyotikler ve prebiyotikler bu noktada devreye girer.
Probiyotikler, canlı bakterileri ve mayaları içerir. Bunlar arasında en önemlileri laktik asit bakterileridir. Prebiyotikler ise bu mikroorganizmaların gelişmesi için gerekli olan sindirilmeyen gıda bileşenleridir.
Probiyotikler, sindirim sisteminde belirli sayıda bulunan ve tüketildiğinde bireyin
bağırsaklarındaki bakterilerin sayıca dengesini sağlayarak sindirim sistemi ve bağırsak sağlığını koruyan canlı
mikroorganizmalar veya bileşenleri tanımlamaktadır. Probiyotik gıda ise içerisinde yeterli miktarda canlı
probiyotik mikroorganizma bulunduran ve raf ömrü sonuna kadar bu canlılığı muhafaza eden üründür.

Vücudumuza faydalı bakteriler sağlayan ve metabolizmamızı güçlendiren probiyotik bakterileri yakından tanıyalım.
Ne yazık ki, birçok insan probiyotik gıda tüketmenin öneminin farkında değil.
Bunun nedeni probiyotiklerin yalnızca mide ve bağırsak hastalıklarından şikâyetçi kişilerin tüketmesi gerektiği
düşüncesi.
Probiyotikler sindirim sorunlarının çözülmesine yardımcı olan, bağırsaklarda yaşayan son derece sağlıklı
bakterilerdir ve bu nedenle her gün probiyotik gıda tüketmek için bir çok geçerli sebep bulabilirsiniz.
İşte probiyotik gıdaları tüketmek için 9 sağlıklı neden!
Probiyotik tüketmenin en önemli sebeplerinden biri de yapılan araştırmalar sonucunda probiyotik bakterilerin
alerji tedavisinde etkili olduğunun ortaya çıkması.
Yapılan çalışmalar sırasında bilim adamları, probiyotik tüketiminin alerji semptomlarını azaltırken, bu
belirtilerin ortaya çıkma sıklığını da azaltığını doğruluyor.
Belirli yiyeceklere ve besin maddelerine karşı hassasiyetini varsa, onları tükettikten sonra kendinizi kötü
hissedersiniz.
Bazen bir yiyecek alerjisi ya da gıda intoleransı, bazı durumlarda kalın bağırsakta bulunan normal, sağlıklı bir
bakteriden kaynaklanıyor olabilir.
Çoğu zaman bu durum söz konusu olmasa da, yapılan bir araştırmada faydalı probiyotik bakterilerin
takviyesini içeren doğru beslenme tedavisiyle gıda alerjilerinin iyileştirilebildiği ortaya konuyor.
Probiyotik tüketimi bağışıklık sistemini de güçlendiriyor.
Chicago Üniversitesi Medikal Merkezi’nden Dr. Stefano Guandalini, “Hijyen seviyesi yüksek toplumlarda
doğuştan gelen bağışıklık (otoimmun) sorunlarında ve alerjik hastalıklarda büyük bir düşüş
belirledik.”diyor.
Bunun sebeplerinden birinin bağışıklık sisteminin zorlu bir bakteriyle mücadele etmemiş olması olabilir.
Probiyotik formunda vücuda tanıtılan faydalı bakteriler ise bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor.
Vajinal enfeksiyonlar kadınların en büyük kâbusudur.
Antibiyotikler, doğum kontrol hapları ve sperm öldürücüler gibi şeyler vajina microflorasına zarar verebilir.
Probiyotikler bu microflorayı tekrar yaratmaya yardımcı olabilir. Bu şekilde kadınlarda oldukça sık görülen
mantar, idrar yolu enfeksiyonları ve bakteriyel vajinozis rahatsızlıklarını engelleyebilir
Probiyotiklerin enerji seviyesini yükseltebilir…
Direkt olarak içgüdüler ve enerji seviyesiyle bağlantısı olmadığı düşünülen probiyotikler, aslında
bağırsaklarımızı doldurarak vitamin, protein ve minerallerin daha iyi emilmesini sağlar. Bunu yaparken
hastalıklara neden olan bakterileri ve zararlı organizmaları kontrol altında tutar. Ve tüm bunların sonucunda
enerji seviyeniz ve moraliniz yükselir.
Bağırsaklarımız bizim ikinci beynimizdir. Bunun nedeni ise bağırsaklarımızdaki geniş nöron ağının bize nasıl
hissettiğimizi söylemesidir.
Prof. Emeran Mayer, duygularımızın büyük bölümünün bağırsaklarımızdaki sinirlerden etkilendiğini söylüyor.
Ayrıca vücudunuzdaki serotonin hormonunun %95’i bağırsaklarımızda bulunuyor. Bu nedenle sağlıklı
bağırsaklara sahip olduğumuzda keyfimiz de yerinde oluyor.
Moleculer Systems Biology’de yayınlanan bir araştırmaya göre prebiyotikler metabolizma üzerinde ciddi
boyutlarda etkili oluyor.
Başka bir araştırma ise 4 aylık iki farklı periyotta gerçekleşiyor. Araştırmacılar ikiz fare ve insanlara 4 ay
boyunca prebiyotik yoğurt yediriyor ve bağırsak hareketlerini inceliyorlar.
Araştırmacılar bağırsakların prebiyotik yoğurt öncesi, yoğurt yenirken ve yendikten sonraki hareketlerini ve
değişiklikleri inceliyor.
İdrar analizlerinde farelerin metabolizmalarında enzimlerin etkili rol oynadığı görülüyor.
Peki, probiyotik yiyecekler neler?
Probiyotik besinler doğal yollarla probiyotik olan ve daha sonra probiyotik özellik kazanan gıdalar olarak 2’ye
ayrılır.
1. grup gıdalar, yani doğal probiyotikler; kefir, kımız gibi fermenteli süt ürünleri, turşu ve salamura
yiyeceklerdir.
2. grup probiyotik gıdalar ise ürünlerin içerisine probiyotik bakterilerin ve mayaların eklenmesiyle elde ediliyor.
Bu besinler bebek mamaları, hazır yoğurtlar, süt ürünleri, meyve suları ve katkılı gıdalardır.

, ,

Tem
20

Süt içince ishal oluyorum. Sütün yerine başka bir şey içebilir miyim? Yoksa süt içmeye devam mı etmeliyim?

Süt bebeklikten yaşlılığa vücudun gelişmesi ve sağlığının korunması için gerekli olan enerji, karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineralleri içeren bir besindir. Süt; büyüme ve gelişmeyi, besin öğelerinin vücutta elverişli kullanılmasını, sinir sisteminin fonksiyonlarının yerine getirilmesini ve vücut direncinin gelişmesini sağlayarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Bile bile lades olmaz. Sana zarar veren uygulamaları tekrarlama. Laktoz intoleransı dediğimiz, sütün sindirilemediği ve yan etki yapan durumlar söz konusudur. Sende de muhtemelen bu var. Süt içme ama kefir iç, yoğurt ye. Ayrıca kan yapımında görevleri olan çok sayıda vitamini içerir. Süt; kalsiyum, fosfor, iyot, sodyum, magnezyum gibi minerallerden de zengin bir kaynaktır.

DR. NAFİZ KARAGÖZOĞLU

Tem
15

Keşfi yüzyıllar öncesine dayanan ve birçok faydası bulunan kefir, Ramazan’da da uzun geçecek açlık dönemlerinde fayda sağlıyor. İçeriğindeki protein değerleri ile hem tok kalmayı sağlayan hem de sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek olan kefirin başka faydaları da var. Bileşimindeki bakteriler sayesinde hazımsızlık, mide yanması, ekşime gibi yan etkilerin üstesinden gelinmesine katkı sağlıyor. Buz ilavesiyle birlikte de tüketilebilen kefire sofralarda yer verilmesi önemli.

Haz
29

ramazanda-kefir
Ramazan geldi. Uzun süren oruç süreleri bu dönemde sağlıklı beslenmenin önemine bir defa daha dikkat çekti. Yaz sıcaklarına denk gelen bu ayda uzmanların da bazı önerileri mevcut. Sağlık uzmanları değişen beslenme alışkanlığına dikkat çekerek, orucun nefsimizi terbiye ettiği gibi bedenimize de tedavi ettiğinin altını çiziyorlar. Uzmanlar, kefirin oruçta faydalı olduğunu söylerken, “Kalsiyum ihtiyacını karşılar, tarçınla içilirse kan şekerinizi dengeler” söylüyor.

Haz
23

İftar Sonrası 1 Bardak Kefir Kabızlık Şikayetine İyi Geliyor

Yemek sonrası tatlı olarak meyveyi tercih etmediyseniz bile yemekten 1-2 saat sonra mutlaka meyveyle bir ara öğün yapın ve bunun yanına 1 bardak kefir tüketin. Kefir, hem kalsiyum ihtiyacınızı karşılar hem de bağırsak floranızı düzenleyerek kabızlığı önlemenizi sağlar. Kefirin üstüne tarçın serpiştirmeniz gece boyunca kan şekerinizi düzenler. İftardan 1,5-2 saat sonra yapacağınız hafif tempolu bir yürüyüş besinlerin sindirimine yardımcı olup, yavaşlayan metabolizmanızı hızlandırmanızı sağlayacaktır.

, , ,

Haz
19

Ramazan ayında gün boyu tok tutacak ürünlere gösterdiğimiz hassasiyetle beraber, bir diğer dikkat etmemiz gereken nokta; Sağlıklı, doğru ve bilinçli beslenmemizdir. Vücut ramazan aylarında oldukça su kaybederek halsizlik yaşanmaktadır. Sıcak yaz günleri uzunca olduğundan bu halsizliğin sonucunda vücut enerji kaybedecektir. Bu yüzden enerji veren ve tok tutan besinler tercih edilmelidir.

Bunun yanı sıra, yağsız ve hafif ama tok tutan ürünlerin tüketilmesi tercih edilmelidir.

Kefir bu yiyeceklerin başında gelir.Kefir, iyi huylu bakterileri arıtırken, kötü huylu bakterilerinde yerleşmesini önler. Yüksek tansiyon, kolesterol düşürülmesinde etkilidir.Kalsiyum ve D vitamini kaynağı iken, sahurda 2 bardak kefir içmek karnı tok tutar.

, , , , , , , , ,

Haz
10
Fit görünüm için kefir için

Fit görünüm için kefir için

Kefir yüzyıllardan beri yararları bilinen ve nesillerdir kullanılıp faydası görülen bir içecektir. Kefir sütten üretilen probiyotik mayadır. Probiyotikler,faydalı bağırsak mikroorganizmalarıdır.Tüm fayda sağlayan doğal maddelerde olduğu gibi kefiri de düzenli ve sürekli kullanıldığı zaman gerçek faydaları ortaya çıkmaktadır. Düzenli kullanımı ile sağladığı faydaları bakarsak:

* Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden mikrobik enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır.
* İhtiyaç duyulan enerji için destek verir.
* Obeziteye ve aşırı zayıflamaya karşı frenleyicidir.
* Bağırsak florasını düzenler ve sağlıklı çalışmasını sağlar.
* Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkileri vardır.
* Saçları güçlendirir.
* Yorgunluk ve strese karşı koruyucu bir kalkan görevi görür.
* Cinsel fonksiyonların devamlı olmasında aktiflik kazandırır.
* Sindirimi kolaylaştırır.
* Selülitlere karşı etkilidir.
* Antioksidan özellikleriyle hücre yenilenmesine katkıda bulunur.
* Aşırı yıpranmayı ve yaşlanmayı yavaşlatır.
* Kronik güçsüzlüğe karşı kuvveti arttırır.
* Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir yardımcıdır.

Kefiri sıvı halde satın alıp tüketmek ya da evde mayalayarak üretmek mümkün.Tavsiyemiz evde mayalayarak taze olarak tüketmeniz.

, , , , , , , , , ,

Haz
02
Gebelikte kabızlığa karşı kefir tüketin.

Gebelikte kabızlığa karşı kefir tüketin.

Kabızlık hamilelikte en sık yaşanan sorunlardan biridir.Bu can sıkıcı soruna beslenmenize dikkat ederek savaşabilirsiniz.Uzman Diyetisyen Serkan Tutar hamilelikte kabızlığa karşı beslenme önerilerinde bulundu…

Hormonal sistem hamilelik döneminde tam anlamı değişir. Bu değişiklik döneme özgü barsak hareketlerinde yavaşlamalara neden olur. Barsak hareketlerini hızlandırmak için posa içeriği yüksek olan sebze ve meyvelerin gün içerisinde yeterli porsiyonlarda (ortalama 5-9 porsiyon) tüketilmelidir. Ayrıca kuru meyveler bu dönemde barsak hareketlerini arttıran kurtarıcılardır. Gün kurusu, kuru erik, incir, siyah kuru üzüm, yaban mersinini belirli miktarlarda tüketmeniz barsak düzeninizin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Kurufasulye, nohut, yeşil mercimek gibi kurubaklagiller düzenli faaliyet gösteren barsaklar için tüketimi şarttır. Hamilelik döneminde günde 4-6 öğün tüketilmesi önerilmektedir. Egzersiz, barsak hareketini hızlandıran ve anne adayını stresten uzaklaştıran bir unsur olması nedeni ile ihmal edilmemelidir.

Kefir: Barsaklarda yaşayan yararlı bakterilerin çoğalmasını ve daha uzun yaşamasını sağlar. Bu özelliği kefiri yoğurttan bile üstün kılmaktadır. Bu yararlı bakterilerin çoğalması, gebelik döneminde yaşanacak kabızlık sıkıntısının çözümünde etkendir. Kefirin, barsak sağlığı üzerindeki olumlu etkilerinin bağışıklık sistemini de güçlendirdiği bilinmektedir. Bu durum anne adayının hastalıklara yakalanma riskini de azaltacaktır.

, , , , , ,