Archive

Posts Tagged ‘bağışıklık sistemi’

Mar
18

Diyetisyen Nihan Ortaç, kadınlar için çok büyük önem arz eden besinleri ve nedenlerini yazdı…

Yeterli ve dengeli beslenme tüm bireylerin en önemli pusulası olması gerekirken bu konu kadınlar için ayrı bir önem taşımakta. Kadınların sıklıkla karşılaştıkları osteoporoz, regl sancıları, menopoz, meme kanseri, over kanseri gibi problemlerden korunmada ve atlatmada bazı besinlerin etkileri de çalışmalarca kanıtlanmış durumdadır. İşte bu besinlerin 5’i.

KEFİR: Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olan kefir aynı zamanda içeriğindeki probiyotik bakterilerle bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olarak kadınların önemli sorunları arasında yer alan kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim problemlerinin yanı sıra kolon kanserinin de önlenmesine yardımcı olur. Kalsiyum açısından da zengin olan kefir kadınlarda özellikle menopoz döneminden sonra ortaya çıkan osteoporoz riskini azaltmaya da yardımcı olur.

ÇEKİRDEKLİ KIRMIZI ÜZÜM: Üzümün çekirdeğinde ve kabuğunda bulunan resveratrol maddesi tüm kanserlere karşı olduğu gibi meme kanserine karşı da iyi bir koruyucu. Resveratrol tüm antioksidanlar gibi DNA hasarını önleyerek kadınları kansere karşı koruyor. Aynı zamanda kuru üzüm içeriğindeki demirle özellikle bayanların regl döneminde ortaya çıkan kansızlık problemine karşı da oldukça etkili.

KETEN TOHUMU: Omega 3’ten zengin bir bitki olan keten tohumu kolesterol seviyesinin düzenlenmesinde oldukça önemli olmasının yanı sıra meme- rahim kanserlerinin önlenmesinde ve menopoz sıkıntılarının azaltılmasında etkilidir. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde de etkin rol oynamaktadır. Ancak çabuk bozulabilen bir bitki olan keten tohumunun taze olarak öğütülerek günde yaklaşık 1- 2 yemek kaşığı tüketilmesi oldukça önemlidir.

RUŞEYM: Buğdayın en tepesinde bulunan embriyosu olan ruşeym, buğday tohumunun üremesini ve çimlenmesini sağlar. Özellikle E vitaminin iyi bir kaynağı olan ruşeym hücre hasarının önlenmesinde dolayısıyla kanserden korunmada, sinir sistemi hastalıklarının tedavisinde etkindir. Ruşeym cildi yenilemekte ve kırışık oluşumunu engellemektedir.

TARÇIN: Kadınların özellikle regl döneminde yaşadıkları kan şekerinde oluşan dengesizliklere bağlı olarak gelişen tatlı yeme isteğinin önüne geçmek için tarçın iyi bir alternatiftir. Meyvelerin üzerine serpilecek veya süte eklenecek bir miktar tarçın kan şekerini dengeleyerek tatlı krizlerinin önüne geçmeye yardımcı olacaktır.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Oca
20

Diyetisen Özlem Sert Aydın, bir tür solunum yolu hastalığı olan gribin özellikle kış aylarında kendini hissettirdiğini, insanların bu aylarda yediklerine daha çok özen göstermesi gerektiğini söyledi. Diyetisyen Aydın, gribin insandan insana hızlı bir şekilde yayılma özelliğine sahip olduğunu, özellikle bu aylarda narenciye alınması gerektiğini ifade etti.

Aydın, ANKA’ya kış aylarının korkulu rüyası grip hastalığından korunma yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarımsak, yoğurt, yeşil çay tüketmenin gripten korunmada çok önemli olduğunun altını çizen Aydın, şöyle devam etti:

“Sarımsak içeriğinde allicin adlı çok güçlü bir antioksidant bulunmakta ve vücudu serbest radikallerden korumaktadır. Sarımsak bağışıklık sistemini güçlendirmenin de en ucuz yollarından biridir. Güçlü bir selenyum kaynağı olan sarımsak ihtiyacımız olan sülfürü de içermektedir. Yoğurt veya kefir tüketin, Birçok araştırma probiyotik gıdaların bağışıklık sistemimiz için yararlı olduğunu belirtmektedir. Yoğurt ve kefir bağışıklık sistemini güçlendirerek grip ve bir çok hastalığı önleyici etkiye sahiptir. Özellikle yeşil çay çok önemli Polifenollerden zengin olan bu çay özellikle güçlü bir antioksidanttır. Siyah çayda aynı etkiye sahiptir ama yeşil çay içeriği daha zengindir.”

-NARENCİYE ÇOK ÖNEMLİ-

Kış aylarında kişinin narenciye tüketmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisen Özlem Sert Aydın, “Vücudumuz tarafından üretilmeyen ve depolanmayan C vitaminini günlük olarak çeşitli besinlerden almalıyız. Özellikle turunçgillerde bol miktarda, taze sebzelerde, maydanozda, kabakta, soğanda ve domateste bulunur. Özellikle portakalı yerken kabuğunu mümkün olduğunca ince soymaya çalışın. Alttan çıkan beyaz kısmıyla (bioflavonoid yapısıyla) birlikte tükettiğinizde daha fazla C vitamini almış olursunuz. Yapılan çalışmalara göre C vitamini ile beraber D vitamini takviyesi alınmasının da bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili. D vitamini, hastalık yapan virüs ve bakterileri yok eden T hücre aktivitesini artırıp enfensiyonlara karşı savaşıyor. Özellikle yumurta sarısı ve yağlı balıklarda bulunmaktadır” dedi.

-ÇİNKODAN BESLENİN ŞEKERİ AZALTIN-

Vücudun çinko ihtiyacının kış aylarında daha fazla olduğunu belirten Aydın şekeri azaltma uyarısında da bulundu. Özlem Sert Aydın, “Çinko proteinlerin enerjiye dönüştürülmesi için çok önemlidir, zihinsel fonksiyonlarda, vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda , bağışıklık sisteminin gelişmesinde, hormonal dengede önemli yere sahiptir. Kuruyemişler, deniz ürünleri, et, karaciğer, süt ve yumurtada bulunur. Ayrıca yapılan çalışmalar fazla tüketilen şekerin bağışıklık sistemini baskıladığını gösteriyor. Mümkün olduğu kadar şeker ve şekerli besinleri azaltmalısınız. Bu hem gripten hem de fazla kilodan korunmada etkili olacaktır” diye konuştu.

, , , , , , , , , ,

Ara
28

Herhangi bir hastalık sırasında savunma yani bağışıklık sisteminin vücudu enfeksiyonlara karşı korumaya çalıştığını belirten Beslenme ve Diyet uzmanı Hülya Günsoy,enfeksiyonlarla savaş halindeki vücudun bağışıklık sistemini güçlü tutmanın elimizde olduğunu, bunun da yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanabildiğini belirtiyor. Dyt. Hülya Günsoy domuz gribi ve çeşitli enfeksiyonlara karşı yeterli ve dengeli beslenme önerilerini aktardı:

İŞTE ÖNERİLER…

Temel besin gruplarında dengeli dağılım temel kural !

Süt ve süt ürünleri, et, balık ve kümes hayvanları, sebze ve meyveler, tahıllar dört temel besin grubunu oluşturur. Dört temel besin grubunu oluşturan çeşitli besinler, günde en az 3 ana, 3 ara öğünde yeterli miktarda tüketilmeli.

En yararlı mikroorganizmalar: Probiyotikler

Bağışıklık sistemini güçlendiren yararlı mikroorganizmaları (probiyotikleri) içeren süt, yoğurt veya kefir günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketilmeli.

A ve C vitaminin yanı sıra antioksidanların önemi büyük

Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olan A ve C vitamini ve antioksidanları içeren havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanısıra portakal, mandalina, greyfurt, elma mevsim meyveleri ve antioksidan etkisinden dolayı nar bol tüketilmeli.

Suyun yanısıra taze meyve suları

Vücut ısısını dengede tutabilmek amacıyla bol sıvı alımı yapılmalı. Her gün en az 2-2,5 litre su içilmeli. Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketimi sıkça yapılmalı.

Et yine vazgeçilmez

Haftanın 2-3 günü kırmızı et, diğer günler de beyaz et veya balık öğünlerimizin vazgeçilmez yiyeceği olmalı.

E vitaminin önemi de kaynağı da çok

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahip E vitaminini sağlamak için yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagiller yeteri miktarda tüketilmeli.

Güneş yok, D vitamini ihtiyacı çok

Kış mevsiminde güneşten alınan D vitamininden de yoksun kalınıyor. Özellikle kemik ve diş gelişimi için önemli olan D vitaminin diğer bir kaynağı olan balık, artan D vitamini gereksinimini karşılamak için kışın daha fazla tüketilmeli.

Yağ tüketiminde tercih sıvı yağ

Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı yağlar yerine sıvı yağların tüketimine özen gösterilmeli.

İyi beslenirken kilo alımına dikkat

Kilo kontrolünün sağlanması için kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine dikkat edilmeli. Tatlı olarak sütlü tatlılar ve meyve tatlıları tercih edilmeli ve hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesi için fiziksel aktivite yapılmalı.

Enerji için çok fazla tatlı ve yağlı yiyecek tüketilmemeli

Soğuklarla birlikte vücut ısısını yükseltmek için enerji açığı ortaya çıkar. Ancak bu enerji açığının yağlı yiyeceklerle (fastfood, kızartma, kavurma), tatlı ihtiyacının da aşırı şekerli tatlılarla (hamur işi, şerbetli) karşılanmaması gerekiyor. Dört temel besin grubunu oluşturan besinlerden eksik ve yetersiz tüketmek vücudumuzun bağışıklık sistemi zayıflatıyor ve vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getiriyor.

Tazesi yok diye beslenme az çeşit sebzeyle sınırlanmamalı

Mevsimsel nedenlerden ötürü tazesi bulunamadığı için daha az tüketilen sebzeler, kışın da aynı sıklıkla tüketilmeli. Bu amaçla dondurulmuş veya konserve edilmiş sebzeler kullanılarak yiyecekler çeşitlendirilebilir.

Yeni Şafak

, , , , , , ,

Eki
21

Grip sezonu açılıyor. En etkili korunma yolunu aşı. Ancak vücut her türlü olumsuz koşula hazırlıklı olmalı. Yeterli ve dengeli beslenmek vücudun en büyük silahı. Kışın virüs, bakteri gibi hastalık etkenleriyle daha sık karşılaştığımız da unutulmamalı. Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk’un beslenme yoluyla vücudun direncini artıracak 13 önerisi var. * Düzenli beslenmek için et, süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin gruplarının dengeli biçimde alınması gerekiyor. Soğuk havalarda sağlıklı kalmak isteyenler taze sebze ve meyveye önem vermeli. * Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerdeki A vitamini güçlü birer antioksidan. Belirli ölçülerde tüketilmeleri hastalıklardan korunmada önemli rol oynar. * C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. Vitamin kaybını önlemek için salata, meyve suları tüketilmeden hemen önce hazırlanmalı. * E vitami antioksidandır. Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerden alabilirsiniz. DOĞAL İLAÇ BAL * Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan Omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkili. Ayrıca zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlarda bulunan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler. * Çinko desteği fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi olumlu etkiler, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını azaltır. En iyi kaynakları, kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinler. Ayrıca fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagillerde bulunuyor. * Kefir, yoğurt sindirim sistemini güçlendirerek bağırsak enfeksiyonlarına karşı direnç oluşturur. Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir ve tümör oluşumunu engeller. Ayrıca bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12, ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de artırır. * Bal enerji veriminin dışında karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir ilaç olarak kullanılır. * Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir. Sarımsağın bağışıklık sisteminin baskılanmasını önleyerek kansere karşı etkili bir silah olabileceği belirtiliyor.

, , , , , , , , , , , ,

Eki
01

Sağlıklı olmanın ve hastalıklardan uzak kalmanın en önemli yollarından biri doğru beslenme… Özellikle okul çağındaki çocuklarımızı hastalıklardan korumak için onların doğru beslenmelerini sağlamamız gerekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan, çocukların sağlık açısından çok yararlı olan bazı gıdaları yeterince tüketmediğini söylüyor. Bu gıdaların başında kefirin geldiğini belirten Dr. Mindan, “Kefirin sağlıklı bağırsak florası için gerekli olan en önemli gıda olduğu unutulmamalı” diyor ve ekliyor:

HER DERDE DEVA OLAN MUCİZEVİ BİR İÇECEK

“Kefir bağışıklık sistemini güçlendirip sindirime yardımcı olmakla kalmıyor, bağırsaktan zararlı maddelerin geçişini de önlüyor. Ayrıca vitamin üretimi yapıyor, alerjik hastalıkları engelliyor, otizm bulgularını hafifletiyor ve bağırsak geçirgenliğini azaltıp böbrek taşlarına engel oluyor. Yararları saymakla bitmeyecek kadar çok olan kefirin yaşlanmayı geciktirdiği, idrar yolları iltihaplarını önlediği ve depresyonu hafiflettiği de biliniyor. Bu mucizevi içecek evde yapılabileceği gibi ev yoğurdu ile karıştırılarak da içilebilir. Yayla çorbası veya cacık yapımında da kefir kullanılması önerilmektedir.”

MİKROPLARIN ÇOĞALMASINI ENGELLİYOR

“Atalarımız sütün iyi sindirilmediğini bundan binlerce yıl önce anlamışlar ve sütün içine iki probiyotik ilave ederek yoğurt yapmışlar” diyen Dr. Emin Mindan, kolay sindirilen bir besin olan yoğurdun da çocuklar için çok önemli bir protein ve probiyotik kaynağı olduğunu dile getiriyor. Ancak bu yararlı özellikler sadece ev yoğurdunda bulunuyor. Normalde yoğurttaki probiyotiklerin çoğalmadığını ama evde yapılan kefirde 77 adet yararlı probiyotik bulunduğunu dile getiren Dr. Mindan, kefirin bağırsaklarımızda bulunan 400 çeşit probiyotiğin çoğalmasına yardım ettiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle de, günlük pastörize sütün evde kefir veya yoğurt yapımında kullanılmasını tavsiye ediyor. Kefir ve ev yoğurdu tüketimi alerji oluşumunu önlüyor ve vücuttaki mikropların çoğalmasına engel oluyor.

Ceyda Erenoğlu- Gazete Habertürk- HT Magazin

, , , ,

Mar
20

Hastane ve ilaca harcayacağınız paranın 10′da birini harcayarak bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz mümkün…Hastalığa yakalanmadan tedbir almak anlamına gelen koruyucu hekimlik uygulamasının en önemli ayağını güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturuyor. Hastanelere ve ilaçlara verilen paranın 10′da birini harcayarak bağışıklık sistemini gülendirecek besinler tüketmek mümkün.
Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, turunçgiller, soğan-sarımsak, lahana, brokoli, karnıbahar, zencefil gibi besinlerin bağışıklığı güçlendirdiğini belirtti.

Bağışıklık sistemi, insan vücudunu hastalıklara karşı koruyan bir savunma sistemi. Zaralı mikropların vücuda girmesini önlemek veya girmiş ise onların zararlı etkilerinden vücudu korumak bağışıklık sisteminin görevi. Virüsler, bakteriler, mantarlar, parazitler gibi mikroorganizmalar etkisiz hale getirilmezlerse pek çok hastalığa neden olabiliyor. Bağışıklık sisteminin güçlü silahları olan antioksidanlar insanları hastalık yapıcı etkenlere karşı koruyor.

Özel Konya Farabi Hastanesi Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar; A, C, E, B2, B6, folik asit vitaminleri ile selenyum, magnezyum, çinko, manganez gibi minerallerin antioksidan özelliği gösterdiğini ifade etti. Acar, bazı proteinler ve omega 3 yağ asitlerinin de antioksidan etki gösterdiğini vurguladı.

Stres, radyasyon, sigara-alkol kullanımı, hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları ve yetersiz beslenme gibi dış faktörlerin insanın savunma sistemini zayıflattığına işaret eden beslenme uzmanı Hilal Acar, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için yeterli ve dengeli beslenmek gerektiğini dile getirdi.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİREN BESİNLER

Bazı besinlerin antioksidan içerikleri sayesinde bağışıklık sistemine destek olduğunu vurgulayan Diyetisyen Hilal Acar, bu yiyecekleri beslenme düzeninde bulundurarak hastalık gelmeden tedbir alınmış olacağını söyledi.

Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, semizotu, pazı, tere, roka, maydanoz, dereotu, nane, marul): İçerdikleri A, C, E vitaminleri, folik asit ve omega 3 sayesinde kuvvetli antioksidan özellik gösterirler. Kanseri önleme ve yaşlanmayı geciktirici etkileri de var.

Kurubaklagiller (kurufasulye, nohut, mercimek, bezelye, börülce, bakla, soya fasulyesi): Kalsiyum, demir, çinko, magnezyum mineralleri, B12 dışındaki diğer B vitaminlerinden tiamin, riboflavin, niasin, folik asit ve E vitamini bakımından zengin. İçerdikleri yüksek posa oranı sayesinde şeker ve kolesterol dengeleyici özellikleri var. İyi birer protein kaynağı. Soya fasulyesinin içeriğinde bulunan isoflavanlar kanser, kemik erimesi ve kalp damar hastalıkları riskini azaltıyor. Haftada 2 kez tüketilmesi, bağışıklık sistemini güçlendirmesi açısından önemli.

Yağlı tohumlar (ceviz, badem, fındık): E, B2, B6 vitaminleri, çinko, kalsiyum, selenyum mineralleri içeriyor. Posa içeriği yüksek. Kansere ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu. İçerdiği sağlıklı yağ asitleri sayesinde kalbi koruyucu etkisi var.

Turunçgiller (mandalina, portakal, limon, greyfurt ve kivi): İçerdikleri C vitamini, karotenoidler, flavonoidler, glutatyon gibi enzimlerle bağışıklık sistemini destekler, kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar, gözü korurlar. İçerdikleri çözünür ve çözünmez posa ile bağırsak florasının dengesini sağlar, kabızlık probleminin çözümlenmesine ve kan yağlarının düşürülmesine yardım ederler. Viral enfeksiyonlara, alerjilere, mantar enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlarlar.

Soğan-sarımsak: İçerdiği çinko, selenyum ve kükürtlü bileşikler sayesinde enfeksiyonlar ve kansere karşı koruyucudur. Kükürtlü bileşik olan allisin vücutta doğal bir antibiyotik etki göstermektedir.

Lahana, brokoli, karnıbahar: İyi birer beta karoten kaynağıdır ve serbest radikallerin zararlarına karşı vücudu korurlar. C vitamini ve kalsiyum içerirler. Karnabahar, içeriğindeki indol, bioflavonaid ve diğer maddeler ile antikanserojen etki gösterir.

Nar: C, B1 ve B2 vitaminleri ve potasyum bakımından çok zengin. Ayrıca, bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek antosiyanlar ve flavonoitler içerir. Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu özelliği var.

Ananas: Potasyum, fosfor, demir, A ve C vitamini içerir. Toksin atıcıdır. Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cilt sağlığında etkindir. Zindeliği artırır.

Domates: A vitamini, potasyum, folik asit ve posa bakımından zengindir. Taze domateste C vitamini de bulunur. İçerdiği likopen sayesinde kalp-damar hastalıkları, kanser ve enfeksiyonlara karşı korur.

Havuç: A, B, D ve E vitamini kaynağıdır. Cilt ve kemik sağlığında, hücre yenilenmesinde faydalıdır. Yüksek A vitamini sayesinde güçlü antioksidan özellik gösterir.

Pancar-turp: C vitamini, iyot, kükürt içerirler. Karaciğer ve mide rahatsızlıklarını tedavi edici özelliği vardır. Enfeksiyonlara karşı koruyucu etkileri var.

Zencefil: Taze zencefil B6 vitamini, C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, manganez ve lif açısından zengindir. Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi hastalıkların belirtilerini azaltır. Mide bulantısını önler.

Yoğurt-kefir: Bağırsaktaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlar. İçerdikleri prebiyotik ve probiyotikler sayesinde zararlı mikroorganizmalarla savaşırlar. Yara iyileşmesini hızlandırırlar.

Keten tohumu: Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleri, yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif, protein, lignanlar (kansere karşı maddeler) içerir. Bağışıklık sistemi, üreme, kalp-damar ve sinir sistemi gibi sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardım eder.

Balık: A ve D vitaminleri, protein, fosfor, çinko, iyot ve omega 3 içerir. Kalp hastalıklarından kolesterol yüksekliğine görme bozukluklarından kansere, pek çok hastalıktan korunmak için faydalıdır.

Yeşil çay: E ve C vitamini içerir. Yapısındaki flavanoidler sayesinde kalbi güçlendirir, kan şekerini dengeler. İçerdiği antioksidanlar sayesinde kanseri önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Soya: Protein değeri yüksektir. Fitokimyasallar açısından oldukça zengin bir yapı göstermektedir. İsoflavonlar, saponinler, taninler, fitatlar, proteaz inhibitörler, lektinler, guatrojenler, alerjenler başlıca içerdiği fitokimyasallardır. Antioksidan etkisinin yanında kolesterol düşürücü özelliğide vardır. Menapoz sonrası şikâyetleri azaltır.

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ara
20

Domuz gribi paniğini abartıp paranızı gereksiz yere vitamine, minerale ya da bitkisel desteklere harcamayın. Bugüne kadar yapılmış hiçbir çalışma ne ekinezya, umklaoba, elderberry gibi desteklerin, ne C vitamini ve diğer vitaminlerin, ne de çinko tabletlerinin domuz gribinden koruduğunu göstermiştir.
Bağışıklık sisteminizi hızla güçlendirmek istiyorsanız yoğurt yiyin, kefir için, bol bol sebze, meyve tüketin. Meyve sularının da özellikle meyve suyu sebze karışımlarının (taze sıkılmış olmaları kaydıyla) çok faydalı olabileceğini unutmayın.
Hiçbir bitkisel desteğin (buna zencefil de, ekinezya çayları da, ıhlamur da dahil) ve hiçbir vitamin, mineral karışımının bağışıklık sistemine itfaiye tarzı acil bir destek sağlaması mümkün olamıyor. Bu nedenle domuz gribinden korunmak için paranızı ota, çöpe, hapa, tablete harcamak yerine gidip aşılanın!
Ayrıca pazardan taze ve mevsiminde sebze, meyve alıp, bunlardan faydalanın. Eğer bağışıklık sistemi zayıf, yaşlı biriyseniz, bağışıklık sisteminizi güçlendirmek amacıyla probiyotikli bir multivitamin kullanmanız mümkün olabilir ama bu da “mutlaka lazım olan bir şey” değildir. “ılle de bir destek kullanacağım” diyorsanız, benim sıralamam aynı: Probiyotikler, umklaoba, elderberry, çinko, histidin ve beta glukan…

Prof dr.Osman Müftüoğlu

, , , , , , , ,