Archive

Posts Tagged ‘enfeksiyon’

Ara
28

Herhangi bir hastalık sırasında savunma yani bağışıklık sisteminin vücudu enfeksiyonlara karşı korumaya çalıştığını belirten Beslenme ve Diyet uzmanı Hülya Günsoy,enfeksiyonlarla savaş halindeki vücudun bağışıklık sistemini güçlü tutmanın elimizde olduğunu, bunun da yeterli ve dengeli beslenme ile sağlanabildiğini belirtiyor. Dyt. Hülya Günsoy domuz gribi ve çeşitli enfeksiyonlara karşı yeterli ve dengeli beslenme önerilerini aktardı:

İŞTE ÖNERİLER…

Temel besin gruplarında dengeli dağılım temel kural !

Süt ve süt ürünleri, et, balık ve kümes hayvanları, sebze ve meyveler, tahıllar dört temel besin grubunu oluşturur. Dört temel besin grubunu oluşturan çeşitli besinler, günde en az 3 ana, 3 ara öğünde yeterli miktarda tüketilmeli.

En yararlı mikroorganizmalar: Probiyotikler

Bağışıklık sistemini güçlendiren yararlı mikroorganizmaları (probiyotikleri) içeren süt, yoğurt veya kefir günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketilmeli.

A ve C vitaminin yanı sıra antioksidanların önemi büyük

Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olan A ve C vitamini ve antioksidanları içeren havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanısıra portakal, mandalina, greyfurt, elma mevsim meyveleri ve antioksidan etkisinden dolayı nar bol tüketilmeli.

Suyun yanısıra taze meyve suları

Vücut ısısını dengede tutabilmek amacıyla bol sıvı alımı yapılmalı. Her gün en az 2-2,5 litre su içilmeli. Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketimi sıkça yapılmalı.

Et yine vazgeçilmez

Haftanın 2-3 günü kırmızı et, diğer günler de beyaz et veya balık öğünlerimizin vazgeçilmez yiyeceği olmalı.

E vitaminin önemi de kaynağı da çok

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahip E vitaminini sağlamak için yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagiller yeteri miktarda tüketilmeli.

Güneş yok, D vitamini ihtiyacı çok

Kış mevsiminde güneşten alınan D vitamininden de yoksun kalınıyor. Özellikle kemik ve diş gelişimi için önemli olan D vitaminin diğer bir kaynağı olan balık, artan D vitamini gereksinimini karşılamak için kışın daha fazla tüketilmeli.

Yağ tüketiminde tercih sıvı yağ

Yağ tüketimine özellikle dikkat edilmeli, katı yağlar yerine sıvı yağların tüketimine özen gösterilmeli.

İyi beslenirken kilo alımına dikkat

Kilo kontrolünün sağlanması için kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine dikkat edilmeli. Tatlı olarak sütlü tatlılar ve meyve tatlıları tercih edilmeli ve hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesi için fiziksel aktivite yapılmalı.

Enerji için çok fazla tatlı ve yağlı yiyecek tüketilmemeli

Soğuklarla birlikte vücut ısısını yükseltmek için enerji açığı ortaya çıkar. Ancak bu enerji açığının yağlı yiyeceklerle (fastfood, kızartma, kavurma), tatlı ihtiyacının da aşırı şekerli tatlılarla (hamur işi, şerbetli) karşılanmaması gerekiyor. Dört temel besin grubunu oluşturan besinlerden eksik ve yetersiz tüketmek vücudumuzun bağışıklık sistemi zayıflatıyor ve vücudu hastalıklara karşı savunmasız hale getiriyor.

Tazesi yok diye beslenme az çeşit sebzeyle sınırlanmamalı

Mevsimsel nedenlerden ötürü tazesi bulunamadığı için daha az tüketilen sebzeler, kışın da aynı sıklıkla tüketilmeli. Bu amaçla dondurulmuş veya konserve edilmiş sebzeler kullanılarak yiyecekler çeşitlendirilebilir.

Yeni Şafak

, , , , , , ,

Eki
21

Grip sezonu açılıyor. En etkili korunma yolunu aşı. Ancak vücut her türlü olumsuz koşula hazırlıklı olmalı. Yeterli ve dengeli beslenmek vücudun en büyük silahı. Kışın virüs, bakteri gibi hastalık etkenleriyle daha sık karşılaştığımız da unutulmamalı. Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk’un beslenme yoluyla vücudun direncini artıracak 13 önerisi var. * Düzenli beslenmek için et, süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin gruplarının dengeli biçimde alınması gerekiyor. Soğuk havalarda sağlıklı kalmak isteyenler taze sebze ve meyveye önem vermeli. * Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerdeki A vitamini güçlü birer antioksidan. Belirli ölçülerde tüketilmeleri hastalıklardan korunmada önemli rol oynar. * C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma sistemini güçlendirir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. Vitamin kaybını önlemek için salata, meyve suları tüketilmeden hemen önce hazırlanmalı. * E vitami antioksidandır. Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, tahin gibi besinlerden alabilirsiniz. DOĞAL İLAÇ BAL * Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan Omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkili. Ayrıca zeytinyağı, fındık yağı gibi sıvı yağlarda bulunan omega-9 yağ asitleri de bağışıklık sistemini olumlu etkiler. * Çinko desteği fiziksel, nörolojik ve psikolojik gelişmeyi olumlu etkiler, yaşamı tehdit eden enfeksiyonların sıklığını azaltır. En iyi kaynakları, kırmızı et ve kabuklu deniz ürünleri ile karaciğer gibi hayvansal kaynaklı besinler. Ayrıca fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir ve kuru baklagillerde bulunuyor. * Kefir, yoğurt sindirim sistemini güçlendirerek bağırsak enfeksiyonlarına karşı direnç oluşturur. Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir ve tümör oluşumunu engeller. Ayrıca bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12, ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de artırır. * Bal enerji veriminin dışında karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir ilaç olarak kullanılır. * Sarımsağın yapısında bol miktarda su, fruktoz içeren karbonhidratlar, kükürt bileşikleri, protein, lif ve serbest amino asitler bulunur. Sarımsak ayrıca yüksek miktarda saponin, fosfor, potasyum, kükürt, çinko, orta miktarda selenyum, A ve C vitaminleri ile az miktarda da kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, manganez ve B kompleks vitaminlerini içerir. Sarımsağın bağışıklık sisteminin baskılanmasını önleyerek kansere karşı etkili bir silah olabileceği belirtiliyor.

, , , , , , , , , , , ,

Eki
01

Peki anne-babaların bu konuda ne yapmaları gerekiyor?

En çok nelere dikkat edilmeli? Okul çocuklarını hastalıklardan korumak adına hangi yanlışlardan kaçınılmalı ve hangi doğrular uygulanmalı?

BETAYA DİKKAT!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emin Mindan, “Okulların açılması ve havaların serinlemesi, çocuklarda görülen hastalıkların artması anlamına geliyor. Çocuklar kalabalık sınıflarda birbirlerinden kolaylıkla mikrop kapabiliyor” diyor. Çocuklarda sık rastlanan hastalıklar arasında başı virüs ve bakterilerin neden olduğu alt ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının çektiğini söyleyen Dr. Mindan, ekliyor: “Çocukluk çağında görülen en önemli hastalık, A grubu beta hemolitik streptokoklar tarafından geliştiriliyor ve 100’den fazla beta mikrobu; bademcik iltihabı, kızıl, nefrit ve çocuk romatizması gibi hastalıklara neden oluyor. Bu hastalıklarda, boğazdan alınan örnek yani boğaz kültürü, kolayca tanı konulmasını sağlıyor. Tedavi penisilinle yapılıyor. Çocukta beta mikrobuna rastlanması halinde, 10 gün süresince ilaç kullanılması gerekiyor. Tedavi edilmeyen veya yanlış tedavi edilen her 100 hastadan birinde romatizma gelişiyor. Bu durum, kalp romatizmasına da yol açabiliyor.”

Dr. Mindan, okul döneminde çocuklarda sık görülen bir diğer hastalığın sinüzit olduğunu söylüyor. Çocuğun sesi boğuk çıkıyorsa, uykuya dalarken veya sabah uyandığında öksürük görülüyorsa; sinüzitten şüphelenmek gerekiyor. Bronşit ise kendini hırıltı, öksürük ve sık nefes alma ile belli ediyor. Çocukta düşmeyen ateş varsa zatürreeden şüphelenmek ve doktora gitmek gerekiyor. Akciğerlerin dinlenmesi hastalığın tanısını koymaya yetiyor.

KULAK NEZLESİNE KARŞI İŞİTME TESTİ

Çocukları tehdit eden bir diğer önemli hastalığın kulak nezlesi olduğuna dikkat çeken Dr. Emin Mindan, “Sık sık nezle olan, televizyon izlerken sesini çok açan ve karşısındaki insanın dudaklarına bakmadan kendisine ne söylendiğini anlayamayan bir çocuğa, kulağında ağrı olmasa bile doktor muayenesi ve işitme testi yapılması gerekir” diyor.

Beslenme çantasında AYRAN VE YUMURTA BULUNSUN

DR. Emin Mindan, çocukların okula giderken yanlarında götürdükleri beslenme çantalarının, son yıllarda en önemli hastalık kaynağı olarak kabul edildiğini dile getiriyor. Hazır kek, bisküvi ve yapay meyve suları gibi gıdaların ucuz ve kolay taşınır olmasının, hastalıkların artışının en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Dr. Mindan, ekliyor: “Enfeksiyonlar, alerjik hastalıklar, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite ve otizm gibi hastalıklar yapay gıda ve gıda koruyucuları ile yakından ilgili. Çocukların beslenme çantalarında bu tip besinler yerine; kefir, ayran, tam buğday ekmeği, peynir, haşlanmış yumurta, kuruyemiş ve kuru meyve bulunmalı.”

Doğru beslenme hastalıklardan korur

BAZI önlemler alarak, çocukları ateşli veya ateşsiz hastalıklara karşı güçlü kılmanın mümkün olduğunu söyleyen Dr. Emin Mindan, bu konuda yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:

Çocuklara arıtılmış ve içine mineral ilave edilmiş su içirilmeli.

Çocuklara ağır metalleri arıtan duş başlığı kullanarak banyo yaptırılmalı.

Çocuk şeker, beyaz un, katkı maddesi ve koruyucu içeren içecek ve yiyeceklerden uzak tutulmalı.

Çocuk, sağlığı için gerekli olan besleyicileri doğru gıdalardan almalı.

Organik yumurta, et, balık, kefir ve ev yoğurdunun en önemli protein kaynakları arasında yer aldığı unutulmamalı.

Çocuk; vitamin, mineral, eser element, karetenoid, antioksidan, enzim ve lif kaynağı olan sebzeleri bol bol tüketmeli.

Meyveler; vitamin, mineral, bioflavonoid, antioksidan, enzim ve liften zengin oldukları için çocuğun beslenmesinde mutlaka bol yer tutmalı.

Kuruyemişlerin ve kuru meyvelerin mineral, esansiyel yağ asidi, vitamin ve antioksidan kaynağı oldukları hatırlanmalı.
Çocukların bağışıklık sistemi zencefil, zerdeçal, kimyon ve kırmızıbiber gibi baharatlarla güçlendirilmeli. Hasta çocuğa şeker ve beyaz un verilmemeli DR. Emin Mindan, hastalık belirtileri göstermeye başlayan çocukların beslenmelerinde beyaz una ve şekere yer verilmemesi gerektiğini dile getiriyor. Çünkü beyaz unlu ve şekerli gıdalar, hem bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açıyor hem de çocuktaki mevcut hastalığın ilerlemesine neden oluyor.

Öte yandan, kolay sindirilen ve bünyeyi güçlendiren tavuk çorbası, kefir ve ev yoğurdu gibi gıdalar ise sağlık açısından son derece yararlı bulunuyor. Bunlara, çocukların beslenmelerinde mutlaka yer vermek gerekiyor.

Ceyda Erenoğlu- Gazete Habertürk- HT Magazin

, , , , , , ,

Ara
20

Florayı güçlendirerek gastrointestinal sistem enfeksiyonlarına karşı direnç oluştururlar. Antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutarlar. İmmün fonksiyonlara(bağışıklığa) destek verirler. Antitümör özellik gösterirler.

Prebiyotikler ise probiyotiklerin büyüme ve gelişmesini sağlayan, aktivitelerini arttıran sindirilmeyen karbonhidrat bileşikleridir. Prebiyotikler ise başta anne sütü ve lifli gıdalarda  (enginar, kereviz, pırasa, kuşkonmaz ve muz gibi ) bulunurlar. Yoğurt prebiyotiktir, yani probiyotiklerin üremesini artırır. Kefir probiyotiktir, yani kendisi yararlı mikroorganizmadır.

Kefir tümör oluşumunu engellemekte ya da var olanın ilerlemesini azaltmaktadır. Kefir içindeki mikroorganizmalar bol miktarda vitamin (K vit, B1 vitamini, pantotenik asit, niasin, folik asit B12, ve biyotin) sentezi yaparlar. Kefir mikroorganizmalarının ürettiği biyotin diğer B kompleks vitaminlerinin emilimini de artırır.

Dyt. Şefika Aydın Selçuk

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,