Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Kongresi’nde probiyotiklerin jinekoloji ve obstetrikte kullanımı ile ilgili bir sunum yapan TJOD Genel Sekreteri Prof. Dr. S. Cansun Demir, probiyotik mikroorganizmaların ortak özelliklerinin florada sürekli olarak ya da herhangi bir zamanda bulunmaları olduğunu söylerken, başlıca probiyotik mikroorganizmaların laktobasil, bifidobakterium ve nonlaktik asit bakteriler olduğunu ifade etti.
Probiyotiklerin etki mekanizmasının immün modülasyon, diğer mikroorganizmalara direkt etki veya mikrobiyal ürünlerle toksinlerin inaktivasyonu ve bağırsaktaki besin ürünlerinin detoksifikasyonu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demir, probiyotiklerin kullanım alanlarını şöyle sıraladı: İmmün sistemin güçlendirilmesi, intestinal patojenleri inhibe eden antimikrobiyal etki, konstipasyonun azaltılması, infant ve seyahat edenlerde ishalin tedavisi, kolesterolün düşürülmesi, diyabetin kontrolü, osteoporozun önlenmesi, enfeksiyonlardan korunma (kadın genital yolları) ve gebelik.
Probiyotiklerin ürogenital sistem enfeksiyonlarında kullanımıyla ilgili bilgiler veren Prof. Dr. S. Cansun Demir, kadınlardaki üriner ve vajinal enfeksiyonların birçoğunun kaynağının anal yol olduğunu, sağlıklı bir vajinanın, laktobasillerin yüksek popülasyonu ve pH’nin 5’in altında tutulması ile sağlanabileceğini kaydetti.
Oral veya vajinal yolla alınacak probiyotiklerin, vajinal yolun laktobasillerle yeniden kolonizasyonunu sağlayarak, hastalıktan korunmada primer bir yol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Demir, “Kadınlarda vajinal veya üriner sistem enfeksiyonlarının kontrolünde, oral veya vajinal yoldan verilen probiyotik preparatların enfeksiyonlardan korunmada önemli bir yol oynadığı görülmektedir. Probiyotikler, bakteriyel vajinozis tedavisinde antibiyotikler kadar etkilidir. Bakteriyel vajinozis, vajinadaki laktobasillerin inflamasyon oluşturan patojenlerle yer değiştirmesi sonucu oluşur ve erken doğum riskinde artışa neden olur. Günlük, laktobasil içeren probiyotik kullanımı, vajinal florada normal laktobasil gelişimini sağlar ve bakteriyel vajinozisi önler” diye konuştu.
“Gebelikte 3 trimester kullanılabilir”
Gebelikte bakteriyel vajinozis konusuna da değinen Prof. Dr. Demir, bakteriyel vajinozisin gebe kadınlarda yüzde 15-23 oranında bulunduğunu ve bunların yarısının asemptomatik seyrettiğini belirtti. Bakteriyel vajinoziste, preterm doğum, düşük doğum ağırlığı, erken membran rüptürü, koryoamniyonit, postpartum ve postsectio endometrit gibi risklerin bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demir, “Laktobasiller, vajinal enfeksiyonlardan korunmada asidik ortam oluşturma ve hidrojen peroksit gibi metabolitlerin mikroorganizma üremesini engellemesiyle etki gösterir. Probiyotikler içerdikleri laktobasil sayesinde bakteriyel vajinozisi önleyerek erken doğum eyleminin oranını azaltmaktadır. Probiyotiklerin her 3 trimesterde de kullanımı güvenlidir” dedi