Archive

Posts Tagged ‘kefirin yararları’

Eyl
16

Hikmet Kandey Dopingim Bal ve Kefir

80 yaşında hâlâ pistlerde olan bir atlet o. Hem de adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdırmış bir sporcu. Hikmet Kandeydi’den bahsediyoruz. Almanya ’nın Zittau kentinde düzenlenen 18. Veteranlar Atletizm Şampiyonası’nda önce sırıkla atlamada ardından da uzun atlamada altın madalya kazanıp, kariyerinin büyük şampiyonalardaki 100. madalyasına ulaştı. Hedefi 20 yıl içinde 50 madalya daha. Biz de bu şıradısı atletle başarılarını, sırrını ve hedeflerini konuştuk.
Hikmet Bey kaç senedir
pistlerdesiniz?
Ortaokuldan sonra hep yarıştım, yani 15 yaşımdan beri 65 senedir yarışıyorum. 25 yıldır da masterlarda yarışıyorum. Tüm Avrupa ve dünya şampiyonalarına katıldım, beş kıtaya gittim, hepsinde madalya aldım.
Epey gezdiniz o halde?
“Dönüş biletini verin, cehenneme giderim” diye bir söz söylemiştim zamanında. Lise hayatımdan beri gezmeyi ve sporu seviyorum. Spor yapmak için her yere giderim ama memleketimi de her şeyden çok seviyorum. İnanın her gidişimde dönüşümü düşünüyorum. Allah’tan biletleri gidiş-dönüş veriyorlar…
Gittiğiniz yerlerde size en ilginç gelen şey ne oldu?
Kuzey ülkelerine gittiğimde spor sahalarında 70-80 yaşında insanlar gördüm ama hastaneye gittim kimseyi göremedim. Bizde spor sahalarında adam bulamazsın ama hastaneye gidince kimseye çarpmadan yürüyemezsin.
Daha ne kadar yarışmak
istiyorsunuz?
Herkes bir gün ölecek, kazayla da ölebiliriz sonuçta. Benim 100-120 yıl yaşayayım diye uğraştığım yok ama edebildiğim kadar da devam edeceğim. Zaten hareket edemeyecek hale gelirsem, yapamam giderim… “Ben koşarken öleyim” diyorum, bu ne demek? Sağlıklıyken öleyim… Yani hastanelerde yatıp, felç, bitap bir halde, ‘geçmiş olsun’lar içinde ölmek istemiyorum. Sağlıklı yaşayayım, koşarken de ölüvereyim, ne var yani!
Geçen günlerde Avrupa Şampiyonası’nda iki madalya daha alarak 100. madalyayı kazandınız. Nasıl bir histi?
Dereceler bakımından orada yaptıklarım normal şeylerdi. Hatta daha iyisini bekliyordum. İki Avrupa rekorunu kırmak için gittim ben oraya. Bazı aksilikler oldu, kıramadım rekorları. O bakımdan muazzam sevinçler yaşamadım. Diğer yandan, bugüne kadar İstiklal Marşı’nı çok çaldırmış olsam da ya tek kişiydim ya da iki kişiydik. Bu kez 25 kişilik bir kafile olarak oradaydık ve hep birlikte söyledik marşımızı. O beni çok duygulandırdı. Bugüne kadarkiler içinde en güzeli o oldu.
Yıllar önce “100 yaşında 100 madalya” hedefi koymuştunuz kendinize ama maşallah 80 yaşınızda dalya yaptınız… Şimdi hedefiniz ne?
Bir elli daha koydum şimdi. 100 yaşımda 150 madalya olsun istiyorum. Kolay iş değil tabii…
Madalya almak alışkanlık olmuş herhalde sizde, halen seviniyor musunuz kürsüye çıkınca?
İnsan piyango gibi umulmadık şeylere sevinir. Birinci olmuşsam olmuşumdur, zaten hep yaptığım şeyi yapıyorum. Ay sonunda maaşını alınca sevinir mi insan? Bu hak ettiği bir şeydir… İkramiye alınca sevinirsin ancak…
Madalyalarınız arasında ‘özel’ olanlar mutlaka vardır…
Bütün madalyalarımı seviyorum. Hatta bazen birinciyi alıyorum, ikinciyi alıyorum bakıyorum üçüncü de çok güzel geliyor gözüme. Her seriden olsun diyerek üçüncü de olmaya çalışıyorum. Ben madalyalar çoğalsın ve renkli olsun istiyorum, beyazı da olsun, sarısı da, kırmızısı da…
Tüm madalyalarınızı saydınız mı?
Hepsini saymaya kalksam sayamam. Sadece Avrupa ve dünya şampiyonlarındakileri sayıyorum. Balkan, Türkiye vs. onları saymadan 100 oldu yani. Sağa sola da veriyorum bir kısmını, yani istiyorsanız size de takayım birer tane…
Dopinginiz ne peki?
Dopingim bal. Gençliğimde bir kilo balı diker içerdim. Bal vücuda en çabuk karışan yiyeceklerden. Ayrıca evde kefir de yapıp içiyorum devamlı. Benim dopinglerim sadece bunlar. Çok şükür hayatımda başka türlü doping kullanmadım, kullanan arkadaşlarım da çoktan öteki tarafa gittiler…
Ne yiyip, ne içiyorsunuz?
Izgara tercih ediyorum… Kızartma iyi değil ama arada bir balığı tavaya da atarım. Balık çorbam nefistir, bir tane içen gözümün içine bakar bir tane daha ister. Spesiyali bana ait yemekler de var. Sütte balık pişiririm mesela, İtalyan usulü makarna yaparım.
Sağlıklı beslenme için
ne önerirsiniz?
Mide aynı sporcu gibidir. Sporcu iyi idman yaptıkça vücudu alıştığı için daha fazlasını ister. Mideye bir şey gönderince onun da görevi hazmetmektir, ne kadar yüklenirsen fazlasına ihtiyaç duyar. Bu nedenle zayıflamak isteyenlere önerim ağızlarına plaster yapıştırmaları…
Motosiklet de önemli bir yere sahipmiş hayatınızda…
Motosiklet benim için büyük rahatlık. Altın kafeste bir kanarya düşünün ama diğer tarafta özgür bir serçe, dışarıda her tarafa gidebiliyor. Otomobille kafesteki bir kanarya olmaktansa motosikletle özgür bir serçe olmayı yeğliyorum. “Riski var mı?” diyorlar. Var tabii… Atmacası var, kargası var ama o yine de hürdür. İstediğinde istediği yere gider…
İlham alınacak bir figürsünüz… Son olarak ne söylemek istersiniz?
İnsan heyecanla yaşar. Heyecansız insan pek de insan değildir. Heyecanı duymuyorsan, ister öğretmenlik, ister analık, ister babalık olsun o işi bırak. Heyecanın bittiği yerde sen de bitmişsindir. Tabanca patlayana kadarki heyecanla yaşıyorum ben. Sonrasında kalp, damar, kas koşturuyor, ama oraya kadarki heyecan asıl işi götüren. Bu nedenle ne mesleğinizde, ne analık, ne de babalığınızda heyecanınızı asla kaybetmeyin…

, , , , , , , ,

Ağu
04

Çağımızın fiziksel ve ruhsal stresleri bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Beslenme yetersizlikleri, giderek artan ömür sonucu yaşlılık ve geriatrik hastalıklar, günlük artan iş yoğunluğu ve buna ek olarak gelecekten kaygı, insanları enfeksiyon hastalıklarına, kansere, depresyona ve otoimmün rahatsızlıklara mağdur bırakmaktadır.
Özellikle batı toplumlarında rafine gıdaların tüketiminin artması ve buna bağlı rahatsızlıklar, bu toplum insanlarının daha temiz ve katkısız doğal ürünleri tüketmelerine olan ihtiyacı arttırmaktadır. Tüm bu olumsuz koşullara karşı vücudumuzu ve özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık sistemimizi korumada önemli bir faktör olan probiyotiklerin tüketiminin bilinçli bir şekilde arttırılması önem taşımakta..

Probiyotik nedir ?

Bakterilerin vücudumuza zararlı ve hastalıklara neden olduğu kanısı uzun yıllar kabul görmüştür. Oysa günümüzde sayıları giderek artan bilimsel araştırma sonuçları canlı mikroorganizmaların bazı hastalıkların tedavisinde, hatta önlenmesinde kullanılabileceğine işaret etmektedir.
Genelde “doğal” olanı kullanma ve tüketme alışkanlığının bulunması probiyotiklere olan ilgiyi arttırmıştır. Çeşitli gastrointestinal sistem hastalıklarının tedavisinde yardımcı, çocuklarda allerjik reaksiyonların ortaya çıkışını geciktirmede etkin, kadınlarda vajinal ve üriner sistem enfeksiyonlarının tedavi ve önlenmesinde yararlı olduğu ortaya konulmuştur.

Bağırsakları düzenler

Doğal ekosistemde bulunan, bağırsak florasını düzenleyerek konakçı sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan mikroorganizmalar “probiyotik” olarak tanımlanmaktadır. Bir diğer deyişle probiyotikler, sindirim sisteminde belli sayılarda bulunan ve konakçıda yararlı etkiler oluşturan canlı mikroorganizmalardır.

“Pro” ve “biota” olmak üzere iki kısımdan oluşan bu terim “for life” (yaşam için) anlamını taşımakta olup, antibiyotik teriminin anlamca karşıtıdır. Patojen bakterilerin kontrolu için patojen olmayan bakterilerin kullanılması anlamına gelir.

Laktik asit bakterilerinden hazırlanan probiyotik gıdaların fonksiyonel gıda olarak kullanımı ve bu konu üzerinde yapılan araştırmalar son 10-15 yılda hız kazanmıştır.

Probiyotikler yeni bir keşif değildir çünkü insanoğlunun onlarla tanışması, insanlık tarihi kadar eskidir. Mikroorganizmaların varlığı bilinmeden çok önce bira, ekmek, şarap, kefir, kımız ve peynir gibi günlük tüketilen fermente ürünler çok sık olarak beslenme ve tedavi amaçlı kullanılmaktaydı.

Ekosistem içindeki dengeler ve insanoğlunu varlığını sürdürebilme açısından daima ihtiyaç duyduğumuz dost bakteriler ile tanışmamız, gebeliğin son döneminde anne karnında olmaktadır.

Doğumda anne florası ve çevrenin florası ile zenginleşerek hayata merhaba diyen insanoğlu, bu dost bakterileri anne sütü desteği ile hızlı bir şekilde kendisi için daha önemli olanları ön planda tutarak arttırır. Bu birliktelik ölüme kadar devam eder ve ölüm sonrasında bu bakteriler bizi toprakla bütünleştirir.

Kafkasya’nın dağlık kesimlerinde yaşamış kabilelerin sağlık işareti olarak gördükleri bir probiyotik türü olan kefirin bağışıklık sistemimiz üzerindeki Kefirin hem hücresel, hem de sıvısal bağışıklık sistemi üzerinde aktive edici etkisi bulunmaktadır. Kefir genel olarak bağışıklık sistemini enfeksiyonlara karşı hazır tutmaktadır.

Biliyor muydunuz ?

Probiyotik kavramı ilk kez XIX. yüzyılın başlarında Nobel ödülü sahibi Elie Metchnikoff tarafından gündeme getirilmiştir. Metchnikoff, Bulgar köylülerinin uzun yaşamalarının fazlaca fermente süt ürünü tüketmelerine bağlı olduğunu belirtmiştir.

MUTLULUK VEREN TAT

Kefir fermantasyonla oluşturulmuş bir süt içeceği olmakla birlikte, probiotik bakteri ve maya karışımı için iyi bir örnek oluşturmaktadır.

Kefir krema kıvamında, hafif ekşimsi tadı olan fermante bir süt içeceğidir. Kefir adı, kef’ten türetilmiş olup, Türkçe mutluluk verici tat olarak tanımlanmıştır. İlk kefir granüllerine veya kefirin ilk kez üretildiği zamana ait bir tarihi kayıt bulunmamaktadır. Şu bilinmektedir ki, kefir granülleri ilk kez Rusyada, Kuzey Kafkasya dağlık bölgesindeki kabilelerden gelmektedir. Hala üretilmekte olan ürünler kefir, kiaphur, kefyr, kefer, knaphon, kepi ve kipe adlarını almaktadırlar .

Kefir de diğer bazı fermante ürünler gibi yeterli doz ve sürede verilirse insan ve hayvan organizmalarında sağlık için katkıları olan probiyotik olarak nitelendirilen fermente bir ürün grubundadır. Bu noktadan hareketle kefir de probiyotikler arasında değerlendirilebilir.

Yapılan insan temelli çalışmalarda bu fermente edilmiş süt ürünlerinin tüketiminin laktozun sindirilmesine ve toleransına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Diğer bazı araştırmalara göre kefir içinde taşıdığı canlı mikroorganizmalar ve düzenli doz ve doz aralıklarında alındığında bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir.. Böylece fermante sütlerin kullanımı sonucunda kanser oluşumları önlenebilmektedir.

Araştırmalar ne diyor ?

Alvarez ve arkadaşları tarafından İspanya Madrit’te 2003’te yapılan bir çalışmada sınav stresi altındaki öğrencilerin bağışıklık sisteminin baskılandığı gözlenmiştir . Yapılan bu çalışmada, stresli ortamlarda probiotik alındığı zaman bağışıklık sisteminin korunduğu ve stress faktörünün azaldığı saptanmıştır.

Yine yapılan bir başka çalışmada , Yoğurt ve kefir gibi Türk insanı tarafından yaygın tüketilen süt ürünleri ile sebze ve meyvenin tüketimin teşvik edilmesi çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada ve tedavide yararlı olacağı yönündedir.

Lenoir ve arkadaşları yaptıkları çalışmada probiyotiklerin, çocuklarda soğuk algınlığı semptomlarını hafiflettiği, immun sistemi kuvvetlendirdiği göstermişlerdir. çocukların kreşe devamlılığı açısından bu önemli etkilerini ebeveynlerin iş gücü kaybını da önlediği gösterilmiştir .

İşte kefirin yararları

1. Sindirim sistemini güçlendirmek

a. Antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutmak

b. Besinler ve barsaklardaki emilim sağlayıcı yüzeyler açısından patojen mikroorganizmalarla yarışarak mukozal adezyonlarını ve beslenmelerini önlemek


c. Antitoksin üretmek ( zararlı toksinleri yok eden madde üretmek)

2. İmmün fonksiyonları güçlendirirler

3. Gastrointestinal sistemi enfeksiyonlardan korurlar

4. Allerjik reaksiyonlardan koruyucu özellik taşırlar ve alerjik koliti önler

5. Antioksidant ( kanser karşıtı ) özellik gösterirler

6. Kan lipitlerini ( kolesterol..) azaltırlar

7. Laktoz ( süt şekeri) emilimini arttırırlar

8. Çocuklarda kabızlık ve ishal döngüsünün sürekli görüldüğü bir çeşit hastalık olan irritabl barsak semptomlarının kontrolünde yarar sağlar

9. Gebelik de kullanımı ile annede ve bebekte obesiteyi engeller.

Nasıl tüketelim ?

Özellikle kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa karşı koruy

ucu özelliği olan kefiri günde bir bardak rahatlıkla içebilirsiniz. Evde mayasından mayalayabileceğiniz gibi marketlerde satılan sade türlerini tercih de edebilirsiniz. Ekşimsi tadı rahatsız ediyorsa sevdiğiniz bir meyve ve 1 çay kaşığı kadar vanilya ile bilenderize ederek rahatlıkla tüketebilirisiniz.. Hatta sabah kahvaltılarınızı bu karışıma 4 yemek kaşığı kadar yulaf ve 10 adet badem ekleyip yapabilirsiniz. Bu karışım özellikle ramazan ayında olduğumuz şu sıralar iyi bir sahur öğünü alternatifi de olabilir.


BUGÜN 

, , , , , , , , , , , , , , ,

May
16

Kefirin Faydaları

Kefirin faydaları saymakla bitmez kefir bağışıklık sistemini güçlendirerek bir çok hastalığa yakalanmanızı önler ve bir çoğunuda tedavi eder.Kefirin faydalarını öğrenmek için aşağıdaki videoyu seyredebilirsiniz.

Kefirin faydalarından bazıları aşağıda listelenmiştir.

  • Mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır,
  • Serinletici aromasıyla kronik yorgunluğu giderir,
  • stres azaltır, sakinleştirir ve kolesterolü düşürür,
  • Sinir sistemini güçlendirir,
  • Uykusuzluğu ve sinirsel depresyonu ortadan kaldırır,
  • Damar sertliğini ve kas kasılmalarını önler,
  • Yüksek tansiyonu düzenler ve dengeler,
  • Kan bozukluklarını giderir ve kanı temizler,
  • Karaciğer rahatsızlıklarını iyileştirir,
  • Cildi güzelleştirir ve parlaklık verir,
  • Egzema ve benzeri deri hastalıklarına iyi gelir,
  • Yara ve yanıkların hızla iyileşmesini sağlar,
  • İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder,
  • Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir,
  • Safra kesesi ve böbrek hastalıklarına iyi gelir,
  • Sindirim sistemini mükemmel şekilde düzenler,
  • Sağlıklı diyet için önemlidir, kilo almayı önler.
  • Bebeklikten ergenliğe kadar; kemiklerin ve dişlerin oluşumu ile sağlıklı dokuların ve kasların gelişimini olumlu etkiler.
  • Vücudun gelişmesi için gerekli olan vitamin, mineral ve protein desteğini sağlar.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için mikrobik enfeksiyonlara karşı direnci arttırır.
  • Aşırı çikolata, şeker ve sakız tüketen çocukların sağlık risklerini azaltır.
  • Diş çürüklerini önler.
  • Şekerin özümlenmesini sağlar ve şekeri enerjiye dönüştürür.
  • İştah açar ve beslenmeye güçlü destek oluşturur.
  • Asabi hastalıklarda rahatlatıcı görevi görür.
  • İshale ve kabızlığa karşı etkindir.
  • Kansızlığı önler ve kan bozukluğunu giderir.Tırnakların sağlıklı kalmasını sağlar.
  • Görme yeteneğini güçlendirir.
  • Kesiklerin ve yaraların hızla iyileşmesini sağlar.
  • Zekâ gelişimine önemli katkı ve zihinsel aktiflik sağlar.
  • Astım ve Alerjiye karşı direnç oluşturur.
  • Çocukların büyümesinde doğal koruma ve güvenli Beslenme sağlayan nefis bir süt içeceğidir.
  • Büyümeye güçlü destek sağlar.
  • Boy uzamasına ve sağlıklı gelişime yardımcı olur.
  • Ergenlik dönemine Pozitif etkinlik katar.
  • Hormon dengesinin kuruluşuna yardımcı olur.
  • İhtiyaç duyulan enerji için mükemmel destek verir.
  • Zihinsel ve fiziksel gelişime benzersiz katkı sağlar.
  • Beyin hücrelerini aktifleştirir ve beyinsel dinamizmi arttırır.
  • Aşırı şişmanlamaya veya zayıflamaya karşı frenleyici görev üstlenir.
  • Sindirim sistemini inşa eder ve tam beslenme sağlar.
  • Sindirim esnasında protein sentezine olumlu yardım eder.
  • Bağırsak florasını inşa eder.
  • Böbrek fonksiyonlarını düzenler.
  • Vitamin ve mineraller arasında işbirlikçi yapısıyla simbiotik çimento görevi görür.
  • Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkiler yapar.
  • Ciltteki yağlanmayı ve kepeklenmeyi önler. Saçları kuvvetlendirir.
  • İç ve dış kanamalarda kanamaları durdurmaya yardımcı olur.
  • Yanıkların hızlı iyileşmesini sağlar.
  • Dokuları tamir eder.
  • Vücudun Sıvı dengesini optimum seviyede tutar.
  • DNA sentezini ve yenilenmesini olumlu etkiler.
  • Hücrelerin Oksijen almasında etkili görev üstlenir.
  • Gençlik döneminin etkin, enerjik ve aktif bir dönem olmasında unutulmaz bir partnerdir.
  • Gençlik ve dinçlik duygusunun sürekliliğini sağlar.
  • Yorgunluk ve strese karşı koruyucu bir kalkandır.
  • Cinsel fonksiyonların devamlılığında aktiflik kazandırır.
  • Vücudun bütün organlarının uyumlu ve senkronize çalışmasını düzenler.
  • Kanı temizler, klosterolü dengeler ve yüksek tansiyonu düşürür.
  • Damar sertliğini ve kalp krizi riskini önler.

Kefirin faydalarını görmek için Kafkasya’ya bakmak yeterlidir.Kafkasyada insanların yaş ortalaması ve hastalık düzeyi oldukça düşüktür.Kefirin faydalarını uzun yıllar önce keşfeden Kafkasya halkı halen bu içeceği severek tüketmektedirler.

kefirin faydalarını anlamak için kafkasyada ki insanlara bakmak yeterlidir.

kefirin faydalarını anlamak için kafkasyada ki insanlara bakmak yeterlidir.

  • Uykusuzluğu giderir. Spor yapanlar için enerji deposudur.
  • Ferahlatıcı hoş kukusu ve benzersiz tadıyla rahatlık verir, dinlendirir ve gevşetir.
  • Yemeklerde keyfinize keyif katar.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • Diyet yapanlar için en ideal içecektir.
  • Kilo aldırmaz ve beslenme sentezi oluşturur.
  • Kemoterapi tedavisi sürerken vücudun güçlü kalmasını ve Beslenmenin devamlılığını sağlar.
  • Kas kasılmalarını ve krampları önler.
  • Selülitlere karşı etkindir.
  • Yağ dokularını çözümleyici fonksiyon içerir.
  • Sindirim sistemindeki trafiği düzenler.
  • Birçok hastalığın oluşumunu ilk başlangıçtan itibaren hemen önler.
  • Başta üreme hormonları östrojen, progesteron, testesteron olmak üzere kortizon, ensülin, trioid, serotonin ve adrenal hormonları üzerine olumlu etkiler yapar.
  • Mide asitleri ile salgıların düzenli ve verimli üretilmesine katkıda bulunur.
  • Alkol alanlar açısından kaybolan vitaminlerin geri alımında tam bir takviye sağlar.
  • Zehirlenmelere karşı kanı temizler.
  • Vücuda giren siyanürü etkisizleştirir.
  • Saç dökülmesini azaltır.
  • Doğum kontrol hapı ve idrar söktürücü ilaç alanlara yardımcı olur.
  • Antibiyotik ilaçlar vücuttaki tüm vitaminleri ve bakterileri öldürdüğünden; doğal savunma ve savaş ordularını kurarak doğal antibiyotik görevi üstlenir.
  • Sinir sistemini sürekli reorganize ettiğinden çelik gibi güçlü yapı oluşturarak sakinlik ve rahatlık verir.
  • Antioksidan özellikleri ile hücre yenilenmesine katkı sağlar.
  • Menopoz dönemindeki riskleri azaltır.
  • Aşırı yıpranmayı ve yaşlanmayı yavaşlatır.
  • Damar sertliğini engeller.
  • Uzun ve sağlıklı bir ömür trendine yönelik met@bolizmanın mimarıdır. Kemiklerin ve kasların güçlü kalmasına destek sağlar.
  • Osteoporoz ve Alzheimer hastalığına karşı direnç oluşturur.
  • prostat ve Bağırsak Kanseri başta olmak üzere birçok kanseri önleyici etkisi olduğu bilinmektedir.
  • Adale kasılmaları ile felce karşı etkindir.
  • Ellerdeki titremeler ile bellek zayıflığını ve dikkat azalmasını önler.
  • Kronik güçsüzlüğe karşı kuvveti arttırır.
  • Sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklardaki uyuşma ile karıncalanmaları azaltır.
  • Görme zayıflığını ve katarakt oluşumunu engeller.
  • Serbest radikallerin, ağır metallerin ve zehirli Gazların vücuttaki olumsuz etkilerini azaltır.
  • Kronik depresyona karşı olumlu iyileştirmeler yapar.
  • Genç yaşlanmayı sistemize eder.
  • Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir dosttur.

Daha fazla bilgi için konu ile ilgili Prof Dr Ahmet Aydın’ın açıklamalarını izleyebilirsiniz.

,

Eyl
10
Kefir ile ilgili yapılan araştırmada, kefirin bağışıklık sistemini arttırmadığı, aynı zamanda stres ve depresyona da iyi geldiği, depresyon ilacı olarak da kullanılabileceği belirtildi.

Kefirin insanlara karşı yarar ve faydaları bilimsel olarak kanıtlandı.

İrlanda Üniversite Koleji ve Kanada McMaster Üniversite araştırma görevlileri tarafından kefirin depresyona karşı ilaç olarak da kullanılabileceği belirtildi.

Kefir ile ilgili yapılan araştırmada, kefirin bağışıklık sistemini arttırmadığı, aynı zamanda stres ve depresyona da iyi geldiği, depresyon ilacı olarak da kullanılabileceği belirtildi.

Kefirle ilgili araştırmanın fareler üzerinde yapıldığına dikkat çekilirken, kefir alımı sonrası stresin ve depresyonun önemli derecede azaldığı ortaya çıktı. Ayrıca, kefirde bulunan bakterilerin beyin ve davranışları da olumlu etkilediği, psikolojik bozuklukları da önlediğine dikkat çekildi.

Kefir aynı zamanda diyet yapan ve vücudunu korumak isteyen insanlar tarafından da kullanılırken, susuzluğu giderip o kişinin moralinin de yüksek tutulmasına yardımcı oluyor.

, , , ,